refined

[ABD]/rɪ'faɪnd/
[İngiltere]/rɪ'faɪnd/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. cilalı; ince; hassas; kültürlü.
Word Forms
Past Participlerefined
Past Tenserefined

İfadeler ve Kalıplar

elegant and refined

zarif ve rafine

refined taste

rahat zevk

refined oil

rafine yağ

refined salt

rafine tuz

refined sugar

rafine şeker

refined naphthalene

rafine naftalin

refined product

rafine ürün

refined copper

rafine bakır

refined grain

rafine tahıl

Örnek Cümleler

She has a refined taste in art.

Onun sanata karşı rafine bir zevki var.

He is known for his refined manners.

O, zarif davranışlarıyla tanınıyor.

The chef used refined techniques to create the dish.

Şef, yemeği yaratmak için rafine teknikler kullandı.

Her refined beauty captivated everyone in the room.

Onun rafine güzelliği odadaki herkesi büyüledi.

The hotel offers refined accommodations for its guests.

Otelin misafirleri için rafine konaklama imkanları sunuyor.

He spoke with a refined accent.

O, zarif bir aksanla konuştu.

She wore a dress made of refined silk.

Rffine ipekten yapılmış bir elbise giydi.

The painting displayed refined details.

Tablo, rafine detaylar sergiliyordu.

His refined sense of humor always made people laugh.

Onun rafine mizah anlayışı her zaman insanları güldürürdü.

The jewelry was crafted with refined precision.

Mücevher, rafine bir hassasiyetle üretildi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir