activator

[ABD]/'æktɪveɪtə/
[İngiltere]/'æktə,vetɚ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. katalizör
Word Forms

İfadeler ve Kalıplar

plasminogen activator

plazminojen aktivatörü

plasminogen activator inhibitor

plazminojen aktivatör inhibitörü

Örnek Cümleler

CAP: See catabolite gene activator protein.

CAP: katalit gen aktivatör proteini görmek için.

Results: After treatment with PKC activator, phorbol 12-myristate 13-acetate (PMA), PKCα and γ translocated to the periphery of the oocyte, but no CG release was found.

Sonuçlar: PKC aktivatörü, phorbol 12-myristate 13-asetat (PMA) ile tedavi sonrası, PKCα ve γ yumurta hücresinin periferisine taşındı, ancak CG salınımı tespit edilmedi.

Novel oncogene with kinase-domain (NOK) can activate multiple mitogenic signaling pathways including the janus kinases (JAK) and signal transducer and activator of transcription proteins (STAT).

Yeni onkojen ile kinaz domeni (NOK), janus kinazları (JAK) ve transkripsiyon faktörlerinin aktivatörü ve sinyal taşıyıcı proteinleri (STAT) dahil olmak üzere çoklu mitogenik sinyal yollarını etkinleştirebilir.

The activator triggered a chain reaction in the chemical process.

Aktivatör, kimyasal süreçte bir zincirleme reaksiyonu başlattı.

She added an activator to speed up the drying time of the paint.

Boya kuruma süresini hızlandırmak için bir aktivatör ekledi.

The enzyme acts as an activator in the metabolic pathway.

Enzim, metabolik yolda bir aktivatör olarak hareket eder.

The activator is essential for the success of the experiment.

Aktivatör, deneyin başarısı için gereklidir.

The activator enhances the performance of the catalyst.

Aktivatör, katalizörün performansını artırır.

The activator plays a crucial role in initiating the reaction.

Aktivatör, reaksiyonu başlatmada önemli bir rol oynar.

Scientists are researching new activators for various applications.

Bilim insanları çeşitli uygulamalar için yeni aktivatörler araştırmaktadır.

The activator molecule binds to the receptor to initiate a cellular response.

Aktivatör molekülü, hücresel bir yanıt başlatmak için reseptöre bağlanır.

The activator is designed to kickstart the immune system's response to pathogens.

Aktivatör, bağışıklık sisteminin patojenlere karşı yanıtını başlatmak için tasarlanmıştır.

Adding the activator to the mixture improved the overall performance of the product.

Karışıma aktivatör eklemek, ürünün genel performansını iyileştirdi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir