acuates

[ABD]/əˈkjuːeɪts/
[İngiltere]/əˈkweɪts/

Çeviri

adj. İğne benzeri bir şekle sahip; sivri, keskin veya keskin.

İfadeler ve Kalıplar

acuates the situation

durumu harekete geçirir

acuates the pressure

basıncı harekete geçirir

acuates the conflict

çatışmayı harekete geçirir

Örnek Cümleler

the new policy acuates concerns about job security.

yeni politika iş güvencesiyle ilgili endişeleri tetikliyor.

his actions acuates the tension between the two countries.

davranışları iki ülke arasındaki gerginliği tırmandırıyor.

the discovery acuates a need for further investigation.

keşif, daha fazla araştırmaya duyulan ihtiyacı tetikliyor.

the evidence acuates the suspicion against him.

kanıtlar, ona karşı şüpheyi tetikliyor.

the rising sea levels acuates the risk of coastal flooding.

yükselen deniz seviyeleri, kıyı sular altında kalma riskini artırıyor.

the ongoing conflict acuates the humanitarian crisis.

devam eden çatışma, insani krizi tırmandırıyor.

the report acuates the urgency of addressing climate change.

rapor, iklim değişikliğiyle mücadele gerekliliğini ortaya koyuyor.

the government's decision acuates public anger.

hükümetin kararı kamuoyunda öfkeye yol açıyor.

the lack of communication acuates misunderstandings.

iletişimsizlik eksikliği yanlış anlamalara yol açıyor.

the economic downturn acuates fears of recession.

ekonomik gerileme, resesyondan korkuları tetikliyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir