apacible tarde
apacible tarde
apacibles noches
apacibles noches
ambiente apacible
ambiente apacible
mar apacible
mar apacible
apacible conversación
apacible conversación
apacibles sueños
apacibles sueños
carácter apacible
carácter apacible
apacible verano
apacible verano
apacibles costumbres
apacibles costumbres
lugar apacible
lugar apacible
the apacible afternoon invited us to relax on the porch.
Sakin bir öğleden sonra bizi verandada dinlenmeye davet etti.
she had an apacible demeanor that calmed everyone around her.
Etrafındaki herkesi sakinleştiren sakin bir tavrı vardı.
the apacible village nestled in the mountains was our perfect getaway.
Dağların arasında yer alan sakin köy, bizim mükemmel kaçış yerimizdi.
we enjoyed an apacible conversation over coffee.
Kahve eşliğinde sakin bir sohbet ettik.
the apacible rhythm of the waves helped me fall asleep.
Dalgaların sakin ritmi beni uykuya dalmaya yardım etti.
he spoke in an apacible tone, never raising his voice.
Sakin bir tonda konuştu, asla sesini yükseltmedi.
the apacible forest trails were perfect for meditation.
Ormanın sakin patikaları meditasyon için mükemmeldi.
after the storm, an apacible silence settled over the garden.
Fırtınadan sonra, bahçeye sakin bir sessizlik çöktü.
the old man was known for his apacible wisdom and patience.
Yaşlı adam sakin bilgeliği ve sabrıyla tanınırdı.
we spent an apacible evening watching the sunset.
Gün batımını izleyerek sakin bir akşam geçirdik.
her apacible nature made her an excellent mediator.
Sakin doğası onu mükemmel bir arabulucu yaptı.
the apacible summer days reminded us of childhood.
Sakin yaz günleri bize çocukluğu hatırlattı.
despite the chaos, she remained apacible and focused.
Kaosa rağmen sakin ve odaklı kaldı.
apacible tarde
apacible tarde
apacibles noches
apacibles noches
ambiente apacible
ambiente apacible
mar apacible
mar apacible
apacible conversación
apacible conversación
apacibles sueños
apacibles sueños
carácter apacible
carácter apacible
apacible verano
apacible verano
apacibles costumbres
apacibles costumbres
lugar apacible
lugar apacible
the apacible afternoon invited us to relax on the porch.
Sakin bir öğleden sonra bizi verandada dinlenmeye davet etti.
she had an apacible demeanor that calmed everyone around her.
Etrafındaki herkesi sakinleştiren sakin bir tavrı vardı.
the apacible village nestled in the mountains was our perfect getaway.
Dağların arasında yer alan sakin köy, bizim mükemmel kaçış yerimizdi.
we enjoyed an apacible conversation over coffee.
Kahve eşliğinde sakin bir sohbet ettik.
the apacible rhythm of the waves helped me fall asleep.
Dalgaların sakin ritmi beni uykuya dalmaya yardım etti.
he spoke in an apacible tone, never raising his voice.
Sakin bir tonda konuştu, asla sesini yükseltmedi.
the apacible forest trails were perfect for meditation.
Ormanın sakin patikaları meditasyon için mükemmeldi.
after the storm, an apacible silence settled over the garden.
Fırtınadan sonra, bahçeye sakin bir sessizlik çöktü.
the old man was known for his apacible wisdom and patience.
Yaşlı adam sakin bilgeliği ve sabrıyla tanınırdı.
we spent an apacible evening watching the sunset.
Gün batımını izleyerek sakin bir akşam geçirdik.
her apacible nature made her an excellent mediator.
Sakin doğası onu mükemmel bir arabulucu yaptı.
the apacible summer days reminded us of childhood.
Sakin yaz günleri bize çocukluğu hatırlattı.
despite the chaos, she remained apacible and focused.
Kaosa rağmen sakin ve odaklı kaldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir