| Plural | canons |
canon law
kanon hukuku
canon of beauty
güzellik kanonu
The film stayed true to the original canon of the book.
Film, kitabın orijinal kanonuna sadık kaldı.
The new TV series is not considered part of the official canon.
Yeni TV dizisi resmi kanonun bir parçası olarak kabul edilmiyor.
The author added a new character to the canon in the latest book.
Yazar, en son kitapta kanona yeni bir karakter ekledi.
The canon law governs the practices of the Catholic Church.
Kanun hukuku, Katolik Kilisesi'nin uygulamalarını yönetir.
The company's values are considered the canon for decision-making.
Şirketin değerleri karar alma için kanon olarak kabul edilir.
She is a canon in the field of literature.
O, edebiyat alanında bir kanondur.
The museum has a collection of canon paintings by famous artists.
Müzede ünlü sanatçılar tarafından yapılan kanon resimlerden oluşan bir koleksiyon var.
The principles of democracy are often seen as the canon of modern governance.
Demokrasinin ilkeleri genellikle modern yönetimin kanonu olarak görülür.
The professor is an expert in the canon of classical music.
Profesör, klasik müziğin kanonunda uzmandır.
The film director decided to deviate from the original canon in the sequel.
Film yönetmeni, devam dizisinde orijinal kanondan sapmaya karar verdi.
canon law
kanon hukuku
canon of beauty
güzellik kanonu
The film stayed true to the original canon of the book.
Film, kitabın orijinal kanonuna sadık kaldı.
The new TV series is not considered part of the official canon.
Yeni TV dizisi resmi kanonun bir parçası olarak kabul edilmiyor.
The author added a new character to the canon in the latest book.
Yazar, en son kitapta kanona yeni bir karakter ekledi.
The canon law governs the practices of the Catholic Church.
Kanun hukuku, Katolik Kilisesi'nin uygulamalarını yönetir.
The company's values are considered the canon for decision-making.
Şirketin değerleri karar alma için kanon olarak kabul edilir.
She is a canon in the field of literature.
O, edebiyat alanında bir kanondur.
The museum has a collection of canon paintings by famous artists.
Müzede ünlü sanatçılar tarafından yapılan kanon resimlerden oluşan bir koleksiyon var.
The principles of democracy are often seen as the canon of modern governance.
Demokrasinin ilkeleri genellikle modern yönetimin kanonu olarak görülür.
The professor is an expert in the canon of classical music.
Profesör, klasik müziğin kanonunda uzmandır.
The film director decided to deviate from the original canon in the sequel.
Film yönetmeni, devam dizisinde orijinal kanondan sapmaya karar verdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir