| Past Participle | catalyzed |
| Past Tense | catalyzed |
| Third Person Singular | catalyzes |
| Plural | catalyzes |
| Present Participle | catalyzing |
catalyze change
değişimi katalize etmek
catalyze growth
büyümeyi katalize etmek
catalyze innovation
yeniliği katalize etmek
catalyze action
eylem katalize etmek
catalyze collaboration
işbirliğini katalize etmek
catalyze development
gelişmeyi katalize etmek
catalyze progress
ilerlemeyi katalize etmek
catalyze discussion
tartışmayı katalize etmek
catalyze transformation
dönüşümü katalize etmek
catalyze results
sonuçları katalize etmek
the new policy aims to catalyze economic growth.
yeni politika, ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
researchers hope to catalyze innovation in renewable energy.
araştırmacılar, yenilenebilir enerji alanında yeniliği teşvik etmeyi umuyorlar.
his speech was designed to catalyze change in the community.
konuşması, toplumda değişim yaratmak için tasarlandı.
we need to catalyze collaboration among different departments.
farklı departmanlar arasında işbirliğini teşvik etmemiz gerekiyor.
the initiative will catalyze investment in local businesses.
bu girişim, yerel işletmelere yapılan yatırımı teşvik edecektir.
education can catalyze personal and professional development.
eğitim, kişisel ve profesyonel gelişimi teşvik edebilir.
the event aims to catalyze discussions on climate change.
etkinlik, iklim değişikliği üzerine tartışmaları teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
networking can catalyze new job opportunities.
ağ kurma, yeni iş fırsatlarını teşvik edebilir.
the new app is expected to catalyze user engagement.
yeni uygulamanın kullanıcı etkileşimini teşvik etmesi bekleniyor.
art can catalyze social movements and awareness.
sanat, toplumsal hareketleri ve farkındalığı teşvik edebilir.
catalyze change
değişimi katalize etmek
catalyze growth
büyümeyi katalize etmek
catalyze innovation
yeniliği katalize etmek
catalyze action
eylem katalize etmek
catalyze collaboration
işbirliğini katalize etmek
catalyze development
gelişmeyi katalize etmek
catalyze progress
ilerlemeyi katalize etmek
catalyze discussion
tartışmayı katalize etmek
catalyze transformation
dönüşümü katalize etmek
catalyze results
sonuçları katalize etmek
the new policy aims to catalyze economic growth.
yeni politika, ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
researchers hope to catalyze innovation in renewable energy.
araştırmacılar, yenilenebilir enerji alanında yeniliği teşvik etmeyi umuyorlar.
his speech was designed to catalyze change in the community.
konuşması, toplumda değişim yaratmak için tasarlandı.
we need to catalyze collaboration among different departments.
farklı departmanlar arasında işbirliğini teşvik etmemiz gerekiyor.
the initiative will catalyze investment in local businesses.
bu girişim, yerel işletmelere yapılan yatırımı teşvik edecektir.
education can catalyze personal and professional development.
eğitim, kişisel ve profesyonel gelişimi teşvik edebilir.
the event aims to catalyze discussions on climate change.
etkinlik, iklim değişikliği üzerine tartışmaları teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
networking can catalyze new job opportunities.
ağ kurma, yeni iş fırsatlarını teşvik edebilir.
the new app is expected to catalyze user engagement.
yeni uygulamanın kullanıcı etkileşimini teşvik etmesi bekleniyor.
art can catalyze social movements and awareness.
sanat, toplumsal hareketleri ve farkındalığı teşvik edebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir