clasped hands
birbirine kenetlenmiş eller
clasped fingers
birbirine kenetlenmiş parmaklar
clasped arms
birbirine kenetlenmiş kollar
clasped together
birlikte kenetlenmiş
clasped tightly
sıkıca kenetlenmiş
clasped in prayer
duada kenetlenmiş
clasped around
etrafında kenetlenmiş
clasped securely
güvenli bir şekilde kenetlenmiş
clasped gently
nazikçe kenetlenmiş
clasped with love
sevgiyle kenetlenmiş
she clasped her hands in excitement.
heyecanla ellerini birleştirdi.
he clasped the necklace around her neck.
boynuna bir kolye taktı.
the child clasped his mother's hand tightly.
çocuk annesinin elini sıkıca tuttu.
they clasped each other in a warm embrace.
sıcak bir kucaklaşmayla birbirlerine sarıldılar.
she clasped the book to her chest.
kitabı göğsüne bastırdı.
he clasped the steering wheel as he drove.
sürerken direksiyonu sımsıkı tuttu.
with a smile, she clasped his hand.
gülümseyerek elini tuttu.
the old man clasped his cane while walking.
yürürken bastonunu kavradı.
they clasped their hands together in prayer.
duada ellerini birleştirdiler.
she clasped the letter tightly, feeling nervous.
gergin hissederek mektubu sıkıca kavradı.
clasped hands
birbirine kenetlenmiş eller
clasped fingers
birbirine kenetlenmiş parmaklar
clasped arms
birbirine kenetlenmiş kollar
clasped together
birlikte kenetlenmiş
clasped tightly
sıkıca kenetlenmiş
clasped in prayer
duada kenetlenmiş
clasped around
etrafında kenetlenmiş
clasped securely
güvenli bir şekilde kenetlenmiş
clasped gently
nazikçe kenetlenmiş
clasped with love
sevgiyle kenetlenmiş
she clasped her hands in excitement.
heyecanla ellerini birleştirdi.
he clasped the necklace around her neck.
boynuna bir kolye taktı.
the child clasped his mother's hand tightly.
çocuk annesinin elini sıkıca tuttu.
they clasped each other in a warm embrace.
sıcak bir kucaklaşmayla birbirlerine sarıldılar.
she clasped the book to her chest.
kitabı göğsüne bastırdı.
he clasped the steering wheel as he drove.
sürerken direksiyonu sımsıkı tuttu.
with a smile, she clasped his hand.
gülümseyerek elini tuttu.
the old man clasped his cane while walking.
yürürken bastonunu kavradı.
they clasped their hands together in prayer.
duada ellerini birleştirdiler.
she clasped the letter tightly, feeling nervous.
gergin hissederek mektubu sıkıca kavradı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir