contrarieties arise
zıtlıklar ortaya çıkar
explore contrarieties
zıtlıkları araştır
embrace contrarieties
zıtlıkları kucakla
contrarieties exist
zıtlıklar var
resolve contrarieties
zıtlıkları çöz
contrarieties clash
zıtlıklar çatışır
understand contrarieties
zıtlıkları anla
contrarieties challenge
zıtlıklar meydan okur
recognize contrarieties
zıtlıkları fark et
accept contrarieties
zıtlıkları kabul et
there are always contrarieties in human nature.
İnsan doğasında her zaman çelişkiler vardır.
she often finds contrarieties in her feelings about love.
O sık sık aşkla ilgili duygularında çelişkiler bulur.
the contrarieties of his personality make him interesting.
Kişiliğindeki çelişkiler onu ilginç yapıyor.
contrarieties in opinions can lead to productive discussions.
Görüşlerdeki çelişkiler yapıcı tartışmalara yol açabilir.
they embraced the contrarieties of their relationship.
Onlar ilişkilerindeki çelişkileri kucakladılar.
the book explores the contrarieties of modern society.
Kitap modern toplumun çelişkilerini araştırıyor.
his life was full of contrarieties and surprises.
Hayatı çelişkiler ve sürprizlerle doluydu.
understanding contrarieties can enhance empathy.
Çelişkileri anlamak empatiyi artırabilir.
contrarieties in cultural traditions can be fascinating.
Kültürel geleneklerdeki çelişkiler büyüleyici olabilir.
she wrote about the contrarieties of life in her journal.
Hayatın çelişkileri hakkında günlüğüne yazdı.
contrarieties arise
zıtlıklar ortaya çıkar
explore contrarieties
zıtlıkları araştır
embrace contrarieties
zıtlıkları kucakla
contrarieties exist
zıtlıklar var
resolve contrarieties
zıtlıkları çöz
contrarieties clash
zıtlıklar çatışır
understand contrarieties
zıtlıkları anla
contrarieties challenge
zıtlıklar meydan okur
recognize contrarieties
zıtlıkları fark et
accept contrarieties
zıtlıkları kabul et
there are always contrarieties in human nature.
İnsan doğasında her zaman çelişkiler vardır.
she often finds contrarieties in her feelings about love.
O sık sık aşkla ilgili duygularında çelişkiler bulur.
the contrarieties of his personality make him interesting.
Kişiliğindeki çelişkiler onu ilginç yapıyor.
contrarieties in opinions can lead to productive discussions.
Görüşlerdeki çelişkiler yapıcı tartışmalara yol açabilir.
they embraced the contrarieties of their relationship.
Onlar ilişkilerindeki çelişkileri kucakladılar.
the book explores the contrarieties of modern society.
Kitap modern toplumun çelişkilerini araştırıyor.
his life was full of contrarieties and surprises.
Hayatı çelişkiler ve sürprizlerle doluydu.
understanding contrarieties can enhance empathy.
Çelişkileri anlamak empatiyi artırabilir.
contrarieties in cultural traditions can be fascinating.
Kültürel geleneklerdeki çelişkiler büyüleyici olabilir.
she wrote about the contrarieties of life in her journal.
Hayatın çelişkileri hakkında günlüğüne yazdı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir