| Plural | countermeasures |
The company implemented various countermeasures to prevent data breaches.
Şirket, veri ihlallerini önlemek için çeşitli önlemler uyguladı.
The new security system is a crucial countermeasure against cyber attacks.
Yeni güvenlik sistemi, siber saldırılara karşı önemli bir önlemdir.
Emergency drills are important countermeasures for disaster preparedness.
Acil durum tatbikatları, afetlere karşı alınması gereken önemli önlemlerdir.
The government is considering different countermeasures to address the economic downturn.
Hükümet, ekonomik düşüşle başa çıkmak için farklı önlemleri değerlendiriyor.
Training programs are essential countermeasures for improving employee performance.
Eğitim programları, çalışan performansını iyileştirmek için gerekli olan önemli önlemlerdir.
Using encryption software is a common countermeasure to protect sensitive information.
Şifreleme yazılımı kullanmak, hassas bilgileri korumak için yaygın bir önlemdir.
Regular maintenance is a preventive countermeasure to avoid equipment breakdowns.
Düzenli bakım, ekipman arızalarını önlemek için önleyici bir önlemdir.
Risk assessments help organizations identify effective countermeasures.
Risk değerlendirmeleri, kuruluşların etkili önlemleri belirlemelerine yardımcı olur.
The military developed strategic countermeasures to defend against enemy attacks.
Askeri, düşman saldırılarına karşı savunmak için stratejik önlemler geliştirdi.
Early detection is a crucial countermeasure in combating infectious diseases.
Erken teşhis, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede önemli bir önlemdir.
The company implemented various countermeasures to prevent data breaches.
Şirket, veri ihlallerini önlemek için çeşitli önlemler uyguladı.
The new security system is a crucial countermeasure against cyber attacks.
Yeni güvenlik sistemi, siber saldırılara karşı önemli bir önlemdir.
Emergency drills are important countermeasures for disaster preparedness.
Acil durum tatbikatları, afetlere karşı alınması gereken önemli önlemlerdir.
The government is considering different countermeasures to address the economic downturn.
Hükümet, ekonomik düşüşle başa çıkmak için farklı önlemleri değerlendiriyor.
Training programs are essential countermeasures for improving employee performance.
Eğitim programları, çalışan performansını iyileştirmek için gerekli olan önemli önlemlerdir.
Using encryption software is a common countermeasure to protect sensitive information.
Şifreleme yazılımı kullanmak, hassas bilgileri korumak için yaygın bir önlemdir.
Regular maintenance is a preventive countermeasure to avoid equipment breakdowns.
Düzenli bakım, ekipman arızalarını önlemek için önleyici bir önlemdir.
Risk assessments help organizations identify effective countermeasures.
Risk değerlendirmeleri, kuruluşların etkili önlemleri belirlemelerine yardımcı olur.
The military developed strategic countermeasures to defend against enemy attacks.
Askeri, düşman saldırılarına karşı savunmak için stratejik önlemler geliştirdi.
Early detection is a crucial countermeasure in combating infectious diseases.
Erken teşhis, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede önemli bir önlemdir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir