| Plural | crazinesses |
The party was filled with craziness and laughter.
Parti çılgınlık ve kahkahalarla doluydu.
Her craziness knows no bounds when she's with her friends.
Çılgınlığı arkadaşlarıyla birlikteyken sınır tanımıyor.
The movie depicted the craziness of war in a realistic way.
Film, savaşın çılgınlığını gerçekçi bir şekilde tasvir etti.
His craziness for extreme sports often lands him in dangerous situations.
Aşırı sporlara olan çılgınlığı onu sık sık tehlikeli durumlara sokuyor.
The artist's work is a reflection of the craziness in his mind.
Sanatçının çalışması zihnindeki çılgınlığın bir yansımasıdır.
Sometimes a little bit of craziness is necessary to break the monotony of life.
Bazen hayatın monotonluğunu kırmak için biraz çılgınlık gereklidir.
The craziness of the situation left everyone speechless.
Durumun çılgınlığı herkesi susturdu.
She embraced the craziness of the carnival and enjoyed every moment of it.
Karnavalın çılgınlığını kucakladı ve her anının tadını çıkardı.
The comedian's jokes were filled with craziness and wit.
Komedyenin şakaları çılgınlık ve zekayla doluydu.
The novel explores the depths of human craziness and obsession.
Roman, insan çılgınlığının ve saplantısının derinliklerini araştırıyor.
The party was filled with craziness and laughter.
Parti çılgınlık ve kahkahalarla doluydu.
Her craziness knows no bounds when she's with her friends.
Çılgınlığı arkadaşlarıyla birlikteyken sınır tanımıyor.
The movie depicted the craziness of war in a realistic way.
Film, savaşın çılgınlığını gerçekçi bir şekilde tasvir etti.
His craziness for extreme sports often lands him in dangerous situations.
Aşırı sporlara olan çılgınlığı onu sık sık tehlikeli durumlara sokuyor.
The artist's work is a reflection of the craziness in his mind.
Sanatçının çalışması zihnindeki çılgınlığın bir yansımasıdır.
Sometimes a little bit of craziness is necessary to break the monotony of life.
Bazen hayatın monotonluğunu kırmak için biraz çılgınlık gereklidir.
The craziness of the situation left everyone speechless.
Durumun çılgınlığı herkesi susturdu.
She embraced the craziness of the carnival and enjoyed every moment of it.
Karnavalın çılgınlığını kucakladı ve her anının tadını çıkardı.
The comedian's jokes were filled with craziness and wit.
Komedyenin şakaları çılgınlık ve zekayla doluydu.
The novel explores the depths of human craziness and obsession.
Roman, insan çılgınlığının ve saplantısının derinliklerini araştırıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir