cripples the economy
ekonomiyi felç ediyor
cripples the system
sistemi felç ediyor
cripples the process
süreçleri felç ediyor
cripples the team
takımı felç ediyor
cripples their ability
onların yeteneklerini felç ediyor
cripples public health
kamu sağlığını felç ediyor
cripples the project
projeyi felç ediyor
cripples communication
iletişimi felç ediyor
cripples innovation
yeniliği felç ediyor
cripples the infrastructure
altyapıyı felç ediyor
his injury cripples his ability to walk.
yaralanması yürüyebilme yeteneğini felç ediyor.
the economic crisis cripples many businesses.
ekonomik kriz birçok işletmeyi felç ediyor.
fear can cripple one's decision-making.
korku karar verme yeteneğini felç edebilir.
her illness cripples her from participating in sports.
hastalığı sporlara katılımını engelliyor.
negative thoughts can cripple your motivation.
olumsuz düşünceler motivasyonunuzu felç edebilir.
the lack of resources cripples the project.
kaynakların eksikliği projeyi felç ediyor.
his doubts cripple his chances of success.
onun şüpheleri başarı şansını engelliyor.
inadequate training can cripple a team's performance.
yetersiz eğitim bir ekibin performansını felç edebilir.
war can cripple a nation's infrastructure.
savaş bir ülkenin altyapısını felç edebilir.
overthinking can cripple your creativity.
aşırı düşünmek yaratıcılığınızı felç edebilir.
cripples the economy
ekonomiyi felç ediyor
cripples the system
sistemi felç ediyor
cripples the process
süreçleri felç ediyor
cripples the team
takımı felç ediyor
cripples their ability
onların yeteneklerini felç ediyor
cripples public health
kamu sağlığını felç ediyor
cripples the project
projeyi felç ediyor
cripples communication
iletişimi felç ediyor
cripples innovation
yeniliği felç ediyor
cripples the infrastructure
altyapıyı felç ediyor
his injury cripples his ability to walk.
yaralanması yürüyebilme yeteneğini felç ediyor.
the economic crisis cripples many businesses.
ekonomik kriz birçok işletmeyi felç ediyor.
fear can cripple one's decision-making.
korku karar verme yeteneğini felç edebilir.
her illness cripples her from participating in sports.
hastalığı sporlara katılımını engelliyor.
negative thoughts can cripple your motivation.
olumsuz düşünceler motivasyonunuzu felç edebilir.
the lack of resources cripples the project.
kaynakların eksikliği projeyi felç ediyor.
his doubts cripple his chances of success.
onun şüpheleri başarı şansını engelliyor.
inadequate training can cripple a team's performance.
yetersiz eğitim bir ekibin performansını felç edebilir.
war can cripple a nation's infrastructure.
savaş bir ülkenin altyapısını felç edebilir.
overthinking can cripple your creativity.
aşırı düşünmek yaratıcılığınızı felç edebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir