spending curtailer
Turkish_translation
budget curtailer
Turkish_translation
cost curtailer
Turkish_translation
power curtailer
Turkish_translation
rights curtailer
Turkish_translation
import curtailer
Turkish_translation
trade curtailer
Turkish_translation
spending curtailers
Turkish_translation
program curtailer
Turkish_translation
the curtailer
Turkish_translation
the new policy serves as a curtailer of unnecessary government spending.
Yeni politika, gereksiz hükümet harcamalarını kısıtlayan bir araçtır.
environmental regulations act as curtailers of industrial pollution.
Çevresel düzenlemeler, sanayi kirliliğini kısıtlayan araçlardır.
the security system functions as a curtailer of unauthorized access.
Güvenlik sistemi, yetkisiz erişimi kısıtlayan bir araçtır.
budget cuts serve as curtailers of public services.
Bütçe kesintileri, kamu hizmetlerini kısıtlayan araçlardır.
the software update acts as a curtailer of system vulnerabilities.
Yazılım güncellemesi, sistem açıklarını kısıtlayan bir araçtır.
trade restrictions serve as curtailers of foreign competition.
Ticaret kısıtlamaları, yabancı rekabeti kısıtlayan araçlardır.
the new law is a curtailer of corporate tax evasion.
Yeni yasa, şirketlerin vergi kaçakçılığını kısıtlayan bir araçtır.
speed limits function as curtailers of road accidents.
Hız sınırları, kara yolu kazalarını kısıtlayan araçlardır.
time management serves as a curtailer of workplace inefficiency.
Zaman yönetimi, iş yerindeki verimsizliği kısıtlayan bir araçtır.
the firewall acts as a curtailer of cyber attacks.
Yangın duvarı, siber saldırıları kısıtlayan bir araçtır.
dietary restrictions serve as curtailers of unhealthy eating habits.
Diyet kısıtlamaları, sağlıksız beslenme alışkanlıklarını kısıtlayan araçlardır.
the algorithm functions as a curtailer of fake news spread.
Algoritma, sahte haberlerin yayılmasını kısıtlayan bir araçtır.
spending curtailer
Turkish_translation
budget curtailer
Turkish_translation
cost curtailer
Turkish_translation
power curtailer
Turkish_translation
rights curtailer
Turkish_translation
import curtailer
Turkish_translation
trade curtailer
Turkish_translation
spending curtailers
Turkish_translation
program curtailer
Turkish_translation
the curtailer
Turkish_translation
the new policy serves as a curtailer of unnecessary government spending.
Yeni politika, gereksiz hükümet harcamalarını kısıtlayan bir araçtır.
environmental regulations act as curtailers of industrial pollution.
Çevresel düzenlemeler, sanayi kirliliğini kısıtlayan araçlardır.
the security system functions as a curtailer of unauthorized access.
Güvenlik sistemi, yetkisiz erişimi kısıtlayan bir araçtır.
budget cuts serve as curtailers of public services.
Bütçe kesintileri, kamu hizmetlerini kısıtlayan araçlardır.
the software update acts as a curtailer of system vulnerabilities.
Yazılım güncellemesi, sistem açıklarını kısıtlayan bir araçtır.
trade restrictions serve as curtailers of foreign competition.
Ticaret kısıtlamaları, yabancı rekabeti kısıtlayan araçlardır.
the new law is a curtailer of corporate tax evasion.
Yeni yasa, şirketlerin vergi kaçakçılığını kısıtlayan bir araçtır.
speed limits function as curtailers of road accidents.
Hız sınırları, kara yolu kazalarını kısıtlayan araçlardır.
time management serves as a curtailer of workplace inefficiency.
Zaman yönetimi, iş yerindeki verimsizliği kısıtlayan bir araçtır.
the firewall acts as a curtailer of cyber attacks.
Yangın duvarı, siber saldırıları kısıtlayan bir araçtır.
dietary restrictions serve as curtailers of unhealthy eating habits.
Diyet kısıtlamaları, sağlıksız beslenme alışkanlıklarını kısıtlayan araçlardır.
the algorithm functions as a curtailer of fake news spread.
Algoritma, sahte haberlerin yayılmasını kısıtlayan bir araçtır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir