decadence

[ABD]/ˈdekədəns/
[İngiltere]/ˈdekədəns/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. düşüş, ahlaki yozlaşma, çürüme
Word Forms

Örnek Cümleler

The decadence of morals is bad for a nation.

Bir millet için ahlaki çürüme kötüdür.

the juvenile nature of his decadence reveals itself.

onun çürümesinin genç doğası kendini gösteriyor.

The party was filled with decadence and extravagance.

Parti, çürüme ve aşırılıkla doluydu.

The artist's work captured the essence of urban decadence.

Sanatçının çalışması, kent çürümesinin özünü yakaladı.

Decadence in fashion often involves excessive luxury and opulence.

Modadaki çürüme genellikle aşırı lüks ve zenginliği içerir.

The novel depicted the moral decadence of society.

Roman, toplumun ahlaki çürümelerini tasvir etti.

The decadence of the once-thriving city was evident in its abandoned buildings.

Bir zamanlar gelişen şehrin çürümesi, terk edilmiş binalarında belirgindi.

She indulged in a life of decadence, spending her days in luxury.

Lüks içinde günlerini geçiren çürüme dolu bir hayatın tadını çıkardı.

The film portrayed the decadence and corruption of the ruling class.

Film, yönetici sınıfının çürümesini ve yolsuzluğunu tasvir etti.

Decadence in literature often explores themes of excess and moral decay.

Edebiyattaki çürüme genellikle aşırılık ve ahlaki çöküş temalarını araştırır.

The decadence of the empire led to its eventual downfall.

İmparatorluğun çürümesi, sonunda düşüşüne yol açtı.

The decadence of the dessert was evident in its rich layers of chocolate and cream.

Çölün çürümesi, zengin çikolata ve krema katmanlarında belirgindi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir