defeater

[ABD]/dɪˈfiːtər/
[İngiltere]/dɪˈfiːtər/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. başkalarını yenen kişi; bir fatih veya galip; bir şeyin diğer bir şeyi yendiği veya aştığı şey.

İfadeler ve Kalıplar

the defeater

the defeater

Örnek Cümleler

the lawyer presented a defeater to the prosecution's main argument.

yeni politika, ilerlememizin önündeki en büyük engel olduğunu kanıtladı.

this new evidence is a clear defeater for the defendant's alibi.

onun argümanı teorimizi çürüten güçlü bir argümandı.

the champion was the ultimate defeater of all his opponents.

finansman eksikliği, projenin sonunu getiren en büyük faktör oldu.

researchers found a logical defeater for the popular theory.

o, aksiliği bir engel olarak değil, bir öğrenme fırsatı olarak gördü.

the final boss proved to be an impossible defeater for most players.

takım, sakatlanmayı şampiyonluktaki en büyük engel olarak gördü.

she became the team's most feared defeater in the tournament.

erteletme, başarının en büyük düşmanıdır.

the revelation was a defeater for the entire conspiracy theory.

düşmanın yenilgi stratejisi bizi savunmasız bıraktı.

philosophical arguments often have defeaters that undermine their conclusions.

korku, çoğu zaman hayallerin düşmanıdır.

the underdog team proved to be a surprising defeater of the champions.

şampiyon, tüm rakiplerin yenilmez düşmanı olduğunu kanıtladı.

new scientific data served as a defeater for the original hypothesis.

teknik zorluklar, sunumun beklenmedik düşmanı oldu.

the veteran warrior was known as the defeater of dragons.

sözleşmedeki fesih maddesi erken fesih olanağı sağladı.

his defeat of the rival created a powerful defeater argument for future debates.

özgüven eksikliği, hırsın kişisel düşmanıdır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir