desolately

[ABD]/ˈdɛz.ə.lət.li/
[İngiltere]/ˈdɛz.ə.leɪt.li/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adv. karamsar, boş veya yalnız bir şekilde

İfadeler ve Kalıplar

desolately alone

çaresizce yalnız

desolately empty

çaresizce boş

desolately quiet

çaresizce sessiz

desolately abandoned

çaresizce terk edilmiş

desolately dark

çaresizce karanlık

desolately sad

çaresizce üzgün

desolately bleak

çaresizce kasvetli

desolately lost

çaresizce kayıp

desolately hopeless

çaresizce umutsuz

desolately still

çaresizce hareketsiz

Örnek Cümleler

she looked desolately at the empty street.

o, boş caddeye çaresizce baktı.

he wandered desolately through the abandoned building.

o, terk edilmiş binanın içinden çaresizce dolaştı.

the dog sat desolately by the door, waiting for its owner.

köpek, sahibini bekleyerek kapının yanında çaresizce oturdu.

she gazed desolately at the old photographs.

o, eski fotoğraflara çaresizce baktı.

he spoke desolately about his lost opportunities.

o, kaçırdığı fırsatlardan çaresizce bahsetti.

the landscape appeared desolately barren after the drought.

kuraklığın ardından manzara çaresizce verimsiz görünüyordu.

they sat desolately in silence after the news.

haberden sonra çaresizce sessizliğe daldılar.

she wrote desolately in her journal about her feelings.

o, duygularını çaresizce günlüğüne yazdı.

he stared desolately at the fading sunset.

o, kaybolan gün batımına çaresizce baktı.

the room felt desolately empty without her laughter.

onun kahkahası olmadan oda çaresizce boş hissedildi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir