despaired youth
umutsuz gençlik
despaired heart
umutsuz kalp
despaired situation
umutsuz durum
despaired moment
umutsuz an
despaired dream
umutsuz rüya
despaired hope
umutsuz umut
despaired love
umutsuz aşk
despaired future
umutsuz gelecek
despaired cry
umutsuz çığlık
despaired soul
umutsuz ruh
she despaired at the thought of losing her job.
işini kaybetme düşüncesi karşısında umutsuzluğa kapıldı.
he despaired of ever finding true love.
gerçek aşkı bulabileceğine dair asla umut etmedi.
they despaired when their plans fell apart.
planları suya düşüp çöktüğünde umutsuzluğa kapıldılar.
after numerous failures, she finally despaired of success.
sayısız başarısızlıktan sonra, sonunda başarılı olabileceğine dair umutlarını kaybetti.
he despaired of making any progress in his studies.
derslerinde herhangi bir ilerleme kaydedebileceğine dair umutlarını kaybetti.
they despaired over the lack of support from their community.
toplumlarından destek eksikliği karşısında umutsuzluğa kapıldılar.
she despaired at the news of the disaster.
felaketin haberini alınca umutsuzluğa kapıldı.
he despaired of ever achieving his dreams.
hayallerini gerçekleştirebileceğine dair asla umut etmedi.
they despaired when their efforts went unrecognized.
çabalarının karşılıksız kalmasıyla umutsuzluğa kapıldılar.
she despaired of finding a solution to the problem.
soruna bir çözüm bulabileceğine dair umutlarını kaybetti.
despaired youth
umutsuz gençlik
despaired heart
umutsuz kalp
despaired situation
umutsuz durum
despaired moment
umutsuz an
despaired dream
umutsuz rüya
despaired hope
umutsuz umut
despaired love
umutsuz aşk
despaired future
umutsuz gelecek
despaired cry
umutsuz çığlık
despaired soul
umutsuz ruh
she despaired at the thought of losing her job.
işini kaybetme düşüncesi karşısında umutsuzluğa kapıldı.
he despaired of ever finding true love.
gerçek aşkı bulabileceğine dair asla umut etmedi.
they despaired when their plans fell apart.
planları suya düşüp çöktüğünde umutsuzluğa kapıldılar.
after numerous failures, she finally despaired of success.
sayısız başarısızlıktan sonra, sonunda başarılı olabileceğine dair umutlarını kaybetti.
he despaired of making any progress in his studies.
derslerinde herhangi bir ilerleme kaydedebileceğine dair umutlarını kaybetti.
they despaired over the lack of support from their community.
toplumlarından destek eksikliği karşısında umutsuzluğa kapıldılar.
she despaired at the news of the disaster.
felaketin haberini alınca umutsuzluğa kapıldı.
he despaired of ever achieving his dreams.
hayallerini gerçekleştirebileceğine dair asla umut etmedi.
they despaired when their efforts went unrecognized.
çabalarının karşılıksız kalmasıyla umutsuzluğa kapıldılar.
she despaired of finding a solution to the problem.
soruna bir çözüm bulabileceğine dair umutlarını kaybetti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir