| Plural | disheartenments |
deep disheartenment
derin hayal kırıklığı
sense of disheartenment
hayal kırıklığı hissi
overwhelming disheartenment
ezici hayal kırıklığı
feeling of disheartenment
hayal kırıklığı duygusu
disheartenment sets in
hayal kırıklığı başlar
disheartenment and despair
hayal kırıklığı ve umutsuzluk
disheartenment follows
hayal kırıklığı izler
disheartenment grows
hayal kırıklığı büyür
disheartenment lingers
hayal kırıklığı devam eder
disheartenment prevails
hayal kırıklığı hakim olur
his disheartenment was evident after the team lost the game.
Takımın maçı kaybetmesinin ardından hayal kırıklığı belirgindi.
she tried to overcome her disheartenment by focusing on her goals.
Hedeflerine odaklanarak hayal kırıklığını aşmaya çalıştı.
the disheartenment he felt was a result of constant failures.
Hissettiği hayal kırıklığı, sürekli başarısızlıkların bir sonucu oldu.
disheartenment can often lead to a lack of motivation.
Hayal kırıklığı genellikle motivasyon eksikliğine yol açabilir.
she spoke about her disheartenment during the difficult times.
Zor zamanlar boyunca hayal kırıklığından bahsetti.
his disheartenment was alleviated by the support of his friends.
Arkadaşlarının desteğiyle hayal kırıklığı azaldı.
they recognized the disheartenment in their colleague's eyes.
Meslektaşlarının gözlerindeki hayal kırıklığını fark ettiler.
overcoming disheartenment requires resilience and determination.
Hayal kırıklığını aşmak dayanıklılık ve kararlılık gerektirir.
the disheartenment she experienced made her stronger in the end.
Yaşadığı hayal kırıklığı sonunda onu daha güçlü yaptı.
he wrote about his disheartenment in his journal.
Günlüğüne hayal kırıklığından bahsetti.
deep disheartenment
derin hayal kırıklığı
sense of disheartenment
hayal kırıklığı hissi
overwhelming disheartenment
ezici hayal kırıklığı
feeling of disheartenment
hayal kırıklığı duygusu
disheartenment sets in
hayal kırıklığı başlar
disheartenment and despair
hayal kırıklığı ve umutsuzluk
disheartenment follows
hayal kırıklığı izler
disheartenment grows
hayal kırıklığı büyür
disheartenment lingers
hayal kırıklığı devam eder
disheartenment prevails
hayal kırıklığı hakim olur
his disheartenment was evident after the team lost the game.
Takımın maçı kaybetmesinin ardından hayal kırıklığı belirgindi.
she tried to overcome her disheartenment by focusing on her goals.
Hedeflerine odaklanarak hayal kırıklığını aşmaya çalıştı.
the disheartenment he felt was a result of constant failures.
Hissettiği hayal kırıklığı, sürekli başarısızlıkların bir sonucu oldu.
disheartenment can often lead to a lack of motivation.
Hayal kırıklığı genellikle motivasyon eksikliğine yol açabilir.
she spoke about her disheartenment during the difficult times.
Zor zamanlar boyunca hayal kırıklığından bahsetti.
his disheartenment was alleviated by the support of his friends.
Arkadaşlarının desteğiyle hayal kırıklığı azaldı.
they recognized the disheartenment in their colleague's eyes.
Meslektaşlarının gözlerindeki hayal kırıklığını fark ettiler.
overcoming disheartenment requires resilience and determination.
Hayal kırıklığını aşmak dayanıklılık ve kararlılık gerektirir.
the disheartenment she experienced made her stronger in the end.
Yaşadığı hayal kırıklığı sonunda onu daha güçlü yaptı.
he wrote about his disheartenment in his journal.
Günlüğüne hayal kırıklığından bahsetti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir