disseminator

[ABD]/di'semineitə/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. yayıcı, tohumcu
Word Forms

Örnek Cümleler

He is a renowned disseminator of scientific knowledge.

O, bilimsel bilgiyi yaymak konusunda tanınmış biridir.

The internet has become a powerful disseminator of information.

İnternet, bilginin güçlü bir yayılma aracı haline gelmiştir.

She is known as a reliable disseminator of news in the community.

Toplumda güvenilir bir haber yayıcı olarak bilinir.

The teacher serves as a disseminator of knowledge to the students.

Öğretmen, öğrencilere bilgi yaymak için hizmet verir.

The organization hired a professional disseminator to promote their cause.

Kuruluş, amaçlarını tanıtmak için profesyonel bir yayıcı tuttu.

The journalist acted as a disseminator of the latest political developments.

Gazeteci, en son siyasi gelişmelerin yayılmasında rol oynadı.

Social media platforms are popular disseminators of viral content.

Sosyal medya platformları, viral içeriğin popüler yayılma kanallarıdır.

The company appointed him as the official disseminator of company policies.

Şirket, onu şirket politikalarının resmi yayılma sorumlusu olarak atadı.

As a teacher, she sees herself as a disseminator of knowledge and values.

Öğretmen olarak, kendini bilgi ve değerlerin yayılmasında bir rol olarak görüyor.

The artist is not just a painter but also a disseminator of cultural heritage through his artworks.

Sanatçı sadece bir ressam değil, aynı zamanda eserleri aracılığıyla kültürel mirasın yayılmasına yardımcı olan biridir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir