| Plural | dogmatics |
She is known for her dogmatic approach to leadership.
O, liderlik yaklaşımındaki katı tutumuyla tanınıyor.
His dogmatic beliefs prevent him from considering alternative viewpoints.
O'nun katı inançları, alternatif bakış açılarını değerlendirmesini engelliyor.
The professor's dogmatic teaching style alienated many students.
Profesörün katı öğretim tarzı birçok öğreniyi yabancılaştırdı.
She has a dogmatic attitude towards politics.
O, siyasetle ilgili katı bir tutuma sahip.
Their dogmatic adherence to tradition stifles innovation in the company.
Onların geleneğe katı bağlılıkları, şirkette yeniliği engelliyor.
The CEO's dogmatic decisions led to a decline in company profits.
CEO'nun katı kararları, şirketin kârlarında düşüşe neden oldu.
His dogmatic personality makes it difficult for him to compromise.
O'nun katı kişiliği, onun uzlaşma sağlamasını zorlaştırıyor.
The political party's dogmatic manifesto failed to resonate with voters.
Siyasi partinin katı manifestosu seçmenlerle yankı uyandırmadı.
She is often criticized for her dogmatic approach to parenting.
O, ebeveynlik yaklaşımındaki katı tutumu nedeniyle sık sık eleştiriliyor.
The company's dogmatic policies led to a high turnover rate among employees.
Şirketin katı politikaları, çalışanlar arasında yüksek bir devir hızına yol açtı.
She is known for her dogmatic approach to leadership.
O, liderlik yaklaşımındaki katı tutumuyla tanınıyor.
His dogmatic beliefs prevent him from considering alternative viewpoints.
O'nun katı inançları, alternatif bakış açılarını değerlendirmesini engelliyor.
The professor's dogmatic teaching style alienated many students.
Profesörün katı öğretim tarzı birçok öğreniyi yabancılaştırdı.
She has a dogmatic attitude towards politics.
O, siyasetle ilgili katı bir tutuma sahip.
Their dogmatic adherence to tradition stifles innovation in the company.
Onların geleneğe katı bağlılıkları, şirkette yeniliği engelliyor.
The CEO's dogmatic decisions led to a decline in company profits.
CEO'nun katı kararları, şirketin kârlarında düşüşe neden oldu.
His dogmatic personality makes it difficult for him to compromise.
O'nun katı kişiliği, onun uzlaşma sağlamasını zorlaştırıyor.
The political party's dogmatic manifesto failed to resonate with voters.
Siyasi partinin katı manifestosu seçmenlerle yankı uyandırmadı.
She is often criticized for her dogmatic approach to parenting.
O, ebeveynlik yaklaşımındaki katı tutumu nedeniyle sık sık eleştiriliyor.
The company's dogmatic policies led to a high turnover rate among employees.
Şirketin katı politikaları, çalışanlar arasında yüksek bir devir hızına yol açtı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir