encompassing view
kapsayıcı bakış
encompassing range
kapsayıcı aralık
encompassing approach
kapsayıcı yaklaşım
encompassing idea
kapsayıcı fikir
encompassing scope
kapsayıcı kapsam
encompassing concept
kapsayıcı kavram
encompassing strategy
kapsayıcı strateji
encompassing framework
kapsayıcı çerçeve
encompassing vision
kapsayıcı vizyon
encompassing definition
kapsayıcı tanım
the project is encompassing various aspects of sustainability.
proje, sürdürülebilirliğin çeşitli yönlerini kapsıyor.
her interests are encompassing art, music, and literature.
ilgi alanları sanat, müzik ve edebiyatı kapsıyor.
the new policy is encompassing all employees in the company.
yeni politika, şirketteki tüm çalışanları kapsıyor.
his research is encompassing multiple disciplines.
araştırması çeşitli disiplinleri kapsıyor.
the festival is encompassing a variety of cultural performances.
festival, çeşitli kültürel performansları kapsıyor.
the curriculum is encompassing both theoretical and practical knowledge.
müfredat, hem teorik hem de pratik bilgileri kapsıyor.
the discussion is encompassing all viewpoints on the issue.
tartışma, konudaki tüm bakış açılarını kapsıyor.
the service is encompassing a wide range of customer needs.
hizmet, müşterilerin geniş bir yelpazede ihtiyaçlarını kapsıyor.
the book is encompassing a comprehensive history of the region.
kitap, bölgenin kapsamlı bir tarihini kapsıyor.
the tour is encompassing several key historical sites.
tur, birkaç önemli tarihi alanı kapsıyor.
encompassing view
kapsayıcı bakış
encompassing range
kapsayıcı aralık
encompassing approach
kapsayıcı yaklaşım
encompassing idea
kapsayıcı fikir
encompassing scope
kapsayıcı kapsam
encompassing concept
kapsayıcı kavram
encompassing strategy
kapsayıcı strateji
encompassing framework
kapsayıcı çerçeve
encompassing vision
kapsayıcı vizyon
encompassing definition
kapsayıcı tanım
the project is encompassing various aspects of sustainability.
proje, sürdürülebilirliğin çeşitli yönlerini kapsıyor.
her interests are encompassing art, music, and literature.
ilgi alanları sanat, müzik ve edebiyatı kapsıyor.
the new policy is encompassing all employees in the company.
yeni politika, şirketteki tüm çalışanları kapsıyor.
his research is encompassing multiple disciplines.
araştırması çeşitli disiplinleri kapsıyor.
the festival is encompassing a variety of cultural performances.
festival, çeşitli kültürel performansları kapsıyor.
the curriculum is encompassing both theoretical and practical knowledge.
müfredat, hem teorik hem de pratik bilgileri kapsıyor.
the discussion is encompassing all viewpoints on the issue.
tartışma, konudaki tüm bakış açılarını kapsıyor.
the service is encompassing a wide range of customer needs.
hizmet, müşterilerin geniş bir yelpazede ihtiyaçlarını kapsıyor.
the book is encompassing a comprehensive history of the region.
kitap, bölgenin kapsamlı bir tarihini kapsıyor.
the tour is encompassing several key historical sites.
tur, birkaç önemli tarihi alanı kapsıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir