exacerbation

[ABD]/ek,sæsə'beiʃən/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. kötüleşme; öfkelendirme; yoğunlaşma.
Word Forms

Örnek Cümleler

Conclusion The nebulizations of ventolin oxygen inbreathe is one of the best ways of curing acute exacerbations of COPD.

Sonuç olarak, ventolin oksijen nebulizasyonları, akut KOAH alevlenmelerini tedavi etmenin en iyi yollarından biridir.

The exacerbation of the conflict led to a breakdown in negotiations.

Çatışmanın şiddetlenmesi, görüşmelerde bir tıkanmaya yol açtı.

The exacerbation of his illness required immediate medical attention.

Hastalığının şiddetlenmesi, derhal tıbbi müdahale gerektiriyordu.

The economic downturn caused the exacerbation of poverty in the region.

Ekonomik gerileme, bölgede yoksulluğun şiddetlenmesine neden oldu.

The exacerbation of climate change is a global challenge.

İklim değişikliğinin şiddetlenmesi küresel bir zorluktur.

His reckless behavior only led to the exacerbation of the situation.

Dalgacı davranışları sadece durumu daha da kötüye götürdü.

The exacerbation of tensions between the two countries raised concerns about a potential conflict.

İki ülke arasındaki gerginliğin şiddetlenmesi, olası bir çatışma hakkında endişelere yol açtı.

The exacerbation of pollution levels in the city prompted authorities to take action.

Şehirdeki kirlilik seviyesinin şiddetlenmesi, yetkilileri harekete geçmeye yöneltti.

The exacerbation of inequality in society highlighted the need for social reforms.

Toplumdaki eşitsizliğin şiddetlenmesi, sosyal reformların gerekliliğini vurguladı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir