exilement

[ABD]/[ˈeksɪlment]/
[İngiltere]/[ˈeksɪlment]/

Çeviri

n. sürgün olma durumu; birini sürgün etme eylemi

İfadeler ve Kalıplar

political exilement

siyasi sürgün

facing exilement

sürgünle karşılaşma

self-exilement

kendini sürgün etme

period of exilement

sürgün dönem

exilement threat

sürgün tehdidi

avoid exilement

sürgün kaçınma

exilement experience

sürgün deneyimi

forced exilement

zorla sürgün

end exilement

sürgün sona erme

exilement life

sürgün yaşam

Örnek Cümleler

the king ordered his brother's exilement from the kingdom.

kral, kardeşiyle birlikte krallıktan sürgün edilmesini emretti.

the poet's works lamented the pain of exilement.

şairin eserleri sürgünlüğün acısını anlatıyordu.

following the revolution, many faced political exilement.

devrimin ardından birçok kişi siyasi sürgünlüğe uğradı.

the exilement was a harsh punishment for his crimes.

sürgünlük, suçları için bir zorunluluk cezasıydı.

she feared the possibility of exilement to a foreign land.

onun bir yabancı toprakta sürgün olma korkusu vardı.

his long years of exilement left him feeling isolated.

uzun yıllar sürgün olmasının ardından yalnız hissetti.

the government imposed a sentence of permanent exilement.

hükümet, sürgünlüğün kalıcı bir ceza olarak uygulandığını ilan etti.

the reasons for his exilement remain a subject of debate.

sürgünlüğünün nedenleri hala tartışmaya açık.

the exilement of the royal family changed the nation's history.

soydan sürgünlüğün, ulusanın tarihini değiştirdi.

despite the exilement, he never forgot his homeland.

sürgünlüğe rağmen, asla vatanını unutmadı.

the exilement process was lengthy and emotionally draining.

sürgünlük süreci uzun ve duygusal olarak zorlayıcıydı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir