farcical

[ABD]/ˈfɑːsɪkl/
[İngiltere]/ˈfɑːrsɪkl/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. absürt; gülünç; komik.

Örnek Cümleler

a farcical afterpiece in the ancient Roman theater.

Antik Roma tiyatrosunda bir komik fars.

The farcical comedy had the audience laughing uncontrollably.

Komik fars, seyircileri durdurulamayacak şekilde güldürdü.

The farcical situation made it hard to take anything seriously.

Komik durum, her şeyi ciddiye almayı zorlaştırdı.

His farcical attempts at cooking always ended in disaster.

Pişirme konusundaki komik çabaları her zaman felaketle sonuçlanırdı.

The movie was a farcical take on a classic love story.

Film, klasik bir aşk hikayesinin komik bir yorumuydu.

The farcical performance left the audience bewildered.

Komik performans, seyircileri şaşkına çevirdi.

The farcical nature of the situation was hard to ignore.

Durumun komik doğası görmezden gelmek zoruydu.

Her farcical excuses for being late were becoming less believable.

Geç kalmak için verdiği komik bahaneler daha az inandırıcı hale geliyordu.

The farcical plot twist caught everyone by surprise.

Komik olay örgüsü dönüşü herkesi şaşırtmıştı.

The farcical misunderstanding led to a series of comedic events.

Komik yanlış anlaşılma, bir dizi komik olaya yol açtı.

The farcical behavior of the characters added a humorous element to the story.

Karakterlerin komik davranışları hikayeye komik bir öğe ekledi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir