| Plural | farmsteads |
the other farmsteads had lusty young sons to work the land.
Diğer çiftlikler de toprakta çalışacak istekli genç oğulları vardı.
The old farmstead has been in the family for generations.
Yaşlı çiftlik nesillerdir ailenin içinde.
They are planning to renovate the farmstead and turn it into a bed and breakfast.
Çiftliği yenilemeyi ve onu bir pansiyona dönüştürmeyi planlıyorlar.
The farmstead is surrounded by acres of lush green fields.
Çiftlik, yemyeşil tarlalarla çevrilidir.
The farmstead produces organic vegetables and fruits.
Çiftlik organik sebze ve meyve üretmektedir.
She grew up on a farmstead in the countryside.
Köyde bir çiftlikte büyüdü.
The farmstead was nestled at the foot of a picturesque mountain.
Çiftlik, pitoresk bir dağın eteğinde yer alıyordu.
The farmstead had a charming rustic charm to it.
Çiftliğin kendine çekici bir kırsal cazibesi vardı.
The farmstead was equipped with modern amenities despite its traditional appearance.
Geleneksel görünümüne rağmen çiftlik modern olanaklarla donatılmıştı.
The farmstead was a peaceful retreat away from the hustle and bustle of the city.
Çiftlik, şehrin telaşından uzak huzurlu bir kaçıştı.
The farmstead had a well-maintained barn for livestock.
Çiftlikte hayvanlar için bakımlı bir ahır vardı.
the other farmsteads had lusty young sons to work the land.
Diğer çiftlikler de toprakta çalışacak istekli genç oğulları vardı.
The old farmstead has been in the family for generations.
Yaşlı çiftlik nesillerdir ailenin içinde.
They are planning to renovate the farmstead and turn it into a bed and breakfast.
Çiftliği yenilemeyi ve onu bir pansiyona dönüştürmeyi planlıyorlar.
The farmstead is surrounded by acres of lush green fields.
Çiftlik, yemyeşil tarlalarla çevrilidir.
The farmstead produces organic vegetables and fruits.
Çiftlik organik sebze ve meyve üretmektedir.
She grew up on a farmstead in the countryside.
Köyde bir çiftlikte büyüdü.
The farmstead was nestled at the foot of a picturesque mountain.
Çiftlik, pitoresk bir dağın eteğinde yer alıyordu.
The farmstead had a charming rustic charm to it.
Çiftliğin kendine çekici bir kırsal cazibesi vardı.
The farmstead was equipped with modern amenities despite its traditional appearance.
Geleneksel görünümüne rağmen çiftlik modern olanaklarla donatılmıştı.
The farmstead was a peaceful retreat away from the hustle and bustle of the city.
Çiftlik, şehrin telaşından uzak huzurlu bir kaçıştı.
The farmstead had a well-maintained barn for livestock.
Çiftlikte hayvanlar için bakımlı bir ahır vardı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir