feminized identity
feminen kimlik
feminized roles
feminen roller
feminized culture
feminen kültür
feminized language
feminen dil
feminized traits
feminen özellikler
feminized power
feminen güç
feminized aesthetics
feminen estetik
feminized perspectives
feminen bakış açıları
feminized expressions
feminen ifadeler
feminized workforce
feminen işgücü
the character was feminized to appeal to a broader audience.
karakterin daha geniş bir kitleye hitap etmesi için kadınsı hale getirilmesi.
many brands have feminized their products to attract female consumers.
birçok marka, kadın tüketicileri çekmek için ürünlerini kadınsı hale getirdi.
in recent years, the fashion industry has feminized traditional menswear.
son yıllarda moda endüstrisi, geleneksel erkek giyimini kadınsı hale getirdi.
the story was feminized to highlight female empowerment.
hikaye, kadınların güçlenmesini vurgulamak için kadınsı hale getirildi.
some critics argue that the film feminized the original novel.
bazı eleştirmenler, filmin orijinal romanı kadınsı hale getirdiğini savunuyor.
she felt that her role had been feminized unnecessarily.
rolünün gereksiz yere kadınsı hale getirildiğini düşündü.
the artist feminized the imagery to challenge stereotypes.
sanatçı, stereotipleri kırmak için görseli kadınsı hale getirdi.
feminized language can create a more inclusive environment.
kadınsı dil, daha kapsayıcı bir ortam yaratabilir.
they aimed to feminize the marketing campaign for better engagement.
daha iyi etkileşim için pazarlama kampanyasını kadınsı hale getirmeyi hedeflediler.
the trend of feminized toys is gaining popularity among parents.
kadınsı oyuncakların trendi ebeveynler arasında popülerlik kazanıyor.
feminized identity
feminen kimlik
feminized roles
feminen roller
feminized culture
feminen kültür
feminized language
feminen dil
feminized traits
feminen özellikler
feminized power
feminen güç
feminized aesthetics
feminen estetik
feminized perspectives
feminen bakış açıları
feminized expressions
feminen ifadeler
feminized workforce
feminen işgücü
the character was feminized to appeal to a broader audience.
karakterin daha geniş bir kitleye hitap etmesi için kadınsı hale getirilmesi.
many brands have feminized their products to attract female consumers.
birçok marka, kadın tüketicileri çekmek için ürünlerini kadınsı hale getirdi.
in recent years, the fashion industry has feminized traditional menswear.
son yıllarda moda endüstrisi, geleneksel erkek giyimini kadınsı hale getirdi.
the story was feminized to highlight female empowerment.
hikaye, kadınların güçlenmesini vurgulamak için kadınsı hale getirildi.
some critics argue that the film feminized the original novel.
bazı eleştirmenler, filmin orijinal romanı kadınsı hale getirdiğini savunuyor.
she felt that her role had been feminized unnecessarily.
rolünün gereksiz yere kadınsı hale getirildiğini düşündü.
the artist feminized the imagery to challenge stereotypes.
sanatçı, stereotipleri kırmak için görseli kadınsı hale getirdi.
feminized language can create a more inclusive environment.
kadınsı dil, daha kapsayıcı bir ortam yaratabilir.
they aimed to feminize the marketing campaign for better engagement.
daha iyi etkileşim için pazarlama kampanyasını kadınsı hale getirmeyi hedeflediler.
the trend of feminized toys is gaining popularity among parents.
kadınsı oyuncakların trendi ebeveynler arasında popülerlik kazanıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir