fernlike patterns
Taraklı desenler
fernlike fronds
Taraklı saplar
a fernlike shape
Bir taraklı şekil
fernlike growth
Taraklı büyüme
fernlike appearance
Taraklı görünüm
looking fernlike
Taraklı gibi görünmek
fernlike foliage
Taraklı yapraklar
fernlike texture
Taraklı dokulu
with fernlike details
Taraklı detaylarla
fernlike design
Taraklı tasarım
the forest floor was covered in fernlike foliage.
Orman yere benzer bir sarmaşık yapısında bitki örtüsü kaplamıştı.
she admired the fernlike patterns on the antique wallpaper.
Eskiyen duvar kağıdındaki sarmaşık benzeri desenleri beğeniyordu.
the river branched out in a fernlike network across the valley.
Dereler vadide sarmaşık gibi bir ağa yayılmıştı.
his hair had a wild, fernlike quality after he woke up.
Uyanınca saçları sarmaşık gibi çıplak ve kusursuz bir görünüm aldı.
the artist used a fernlike motif in the textile design.
Sanatçı dokuma deseninde sarmaşık motifini kullandı.
the coral resembled a fernlike structure under the water.
Koral su altında sarmaşık yapısına benziyordu.
a fernlike shadow stretched across the garden path.
Bir sarmaşık benzeri gölge bahçede yürüyüş yolu boyunca yayılmıştı.
the vines grew in a dense, fernlike tangle.
Sarmaşık benzeri bir tane içinde çalılar yoğun bir şekilde büyüdü.
he described the coastline as having a fernlike shape.
Kıyı çizgisini sarmaşık gibi bir şekle sahip olduğunu tanımladı.
the intricate carvings featured a fernlike design.
Detaylı oyuklarda sarmaşık benzeri bir tasarım vardı.
the plant's leaves unfurled in a fernlike fashion.
Bağlamalar sarmaşık gibi bir şekilde açıldı.
fernlike patterns
Taraklı desenler
fernlike fronds
Taraklı saplar
a fernlike shape
Bir taraklı şekil
fernlike growth
Taraklı büyüme
fernlike appearance
Taraklı görünüm
looking fernlike
Taraklı gibi görünmek
fernlike foliage
Taraklı yapraklar
fernlike texture
Taraklı dokulu
with fernlike details
Taraklı detaylarla
fernlike design
Taraklı tasarım
the forest floor was covered in fernlike foliage.
Orman yere benzer bir sarmaşık yapısında bitki örtüsü kaplamıştı.
she admired the fernlike patterns on the antique wallpaper.
Eskiyen duvar kağıdındaki sarmaşık benzeri desenleri beğeniyordu.
the river branched out in a fernlike network across the valley.
Dereler vadide sarmaşık gibi bir ağa yayılmıştı.
his hair had a wild, fernlike quality after he woke up.
Uyanınca saçları sarmaşık gibi çıplak ve kusursuz bir görünüm aldı.
the artist used a fernlike motif in the textile design.
Sanatçı dokuma deseninde sarmaşık motifini kullandı.
the coral resembled a fernlike structure under the water.
Koral su altında sarmaşık yapısına benziyordu.
a fernlike shadow stretched across the garden path.
Bir sarmaşık benzeri gölge bahçede yürüyüş yolu boyunca yayılmıştı.
the vines grew in a dense, fernlike tangle.
Sarmaşık benzeri bir tane içinde çalılar yoğun bir şekilde büyüdü.
he described the coastline as having a fernlike shape.
Kıyı çizgisini sarmaşık gibi bir şekle sahip olduğunu tanımladı.
the intricate carvings featured a fernlike design.
Detaylı oyuklarda sarmaşık benzeri bir tasarım vardı.
the plant's leaves unfurled in a fernlike fashion.
Bağlamalar sarmaşık gibi bir şekilde açıldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir