crack fissures
çatlak yarıklar
rock fissures
kaya yarıkları
surface fissures
yüzey yarıkları
fissures form
yarıklar oluşur
fissures appear
yarıklar belirir
fissures develop
yarıklar gelişir
fissures widen
yarıklar genişler
fissures close
yarıklar kapanır
fissures heal
yarıklar iyileşir
fissures deepen
yarıklar derinleşir
there are fissures in the rock that can lead to cave systems.
kayalarda, mağara sistemlerine yol açabilecek çatlaklar var.
the earthquake caused fissures in the ground.
deprem, zeminde çatlaklara neden oldu.
fissures in the ice can be dangerous for climbers.
buzdaki çatlaklar, dağcılar için tehlikeli olabilir.
we need to fill the fissures in the pavement to prevent water damage.
su hasarını önlemek için kaldırımlardaki çatlakları doldurmamız gerekiyor.
fissures in the wall indicate structural problems.
duvardaki çatlaklar, yapısal sorunları gösterir.
scientists study the fissures to understand volcanic activity.
bilim insanları, volkanik aktiviteyi anlamak için çatlakları inceliyor.
there are small fissures in the glass that weaken its strength.
camda, mukavemetini zayıflatan küçük çatlaklar var.
fissures can form in the soil due to drought.
kuraklık nedeniyle toprakta çatlaklar oluşabilir.
he noticed the fissures in his relationship with his friend.
arkadaşıyla olan ilişkisinde yaşanan sorunları fark etti.
fissures in the earth's crust can lead to seismic activity.
dünya kabuğundaki çatlaklar, sismik aktiviteye yol açabilir.
crack fissures
çatlak yarıklar
rock fissures
kaya yarıkları
surface fissures
yüzey yarıkları
fissures form
yarıklar oluşur
fissures appear
yarıklar belirir
fissures develop
yarıklar gelişir
fissures widen
yarıklar genişler
fissures close
yarıklar kapanır
fissures heal
yarıklar iyileşir
fissures deepen
yarıklar derinleşir
there are fissures in the rock that can lead to cave systems.
kayalarda, mağara sistemlerine yol açabilecek çatlaklar var.
the earthquake caused fissures in the ground.
deprem, zeminde çatlaklara neden oldu.
fissures in the ice can be dangerous for climbers.
buzdaki çatlaklar, dağcılar için tehlikeli olabilir.
we need to fill the fissures in the pavement to prevent water damage.
su hasarını önlemek için kaldırımlardaki çatlakları doldurmamız gerekiyor.
fissures in the wall indicate structural problems.
duvardaki çatlaklar, yapısal sorunları gösterir.
scientists study the fissures to understand volcanic activity.
bilim insanları, volkanik aktiviteyi anlamak için çatlakları inceliyor.
there are small fissures in the glass that weaken its strength.
camda, mukavemetini zayıflatan küçük çatlaklar var.
fissures can form in the soil due to drought.
kuraklık nedeniyle toprakta çatlaklar oluşabilir.
he noticed the fissures in his relationship with his friend.
arkadaşıyla olan ilişkisinde yaşanan sorunları fark etti.
fissures in the earth's crust can lead to seismic activity.
dünya kabuğundaki çatlaklar, sismik aktiviteye yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir