energy fluxes
enerji akıları
heat fluxes
ısı akıları
mass fluxes
kütle akıları
fluxes analysis
akı analizi
fluxes measurement
akı ölçümü
fluxes dynamics
akı dinamiği
atmospheric fluxes
atmosferik akılar
river fluxes
nehir akıları
fluxes variation
akı değişimi
fluxes distribution
akı dağılımı
the river experiences seasonal fluxes in water level.
nehir, su seviyesinde mevsimsel dalgalanmalar yaşıyor.
economic fluxes can affect job stability.
ekonomik dalgalanmalar iş istikrarını etkileyebilir.
during the meeting, we discussed the fluxes in market demand.
toplantı sırasında piyasa talebindeki dalgalanmaları konuştuk.
she noticed fluxes in her energy levels throughout the day.
Gün boyunca enerji seviyelerinde dalgalanmalar fark etti.
the artist captures the fluxes of emotions in her paintings.
Sanatçı, resimlerinde duyguların dalgalanmalarını yakalıyor.
scientists study the fluxes of carbon dioxide in the atmosphere.
Bilim insanları atmosferdeki karbondioksit akışlarını inceliyor.
understanding fluxes in temperature is crucial for climate studies.
Sıcaklıktaki dalgalanmaları anlamak iklim çalışmaları için çok önemlidir.
the fluxes of information in our digital age are overwhelming.
Dijital çağımızdaki bilgi akışları ezici boyutlara ulaşıyor.
there are significant fluxes in energy prices this year.
Bu yıl enerji fiyatlarında önemli dalgalanmalar var.
she monitored the fluxes in her blood sugar levels carefully.
Kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmaları dikkatlice takip etti.
energy fluxes
enerji akıları
heat fluxes
ısı akıları
mass fluxes
kütle akıları
fluxes analysis
akı analizi
fluxes measurement
akı ölçümü
fluxes dynamics
akı dinamiği
atmospheric fluxes
atmosferik akılar
river fluxes
nehir akıları
fluxes variation
akı değişimi
fluxes distribution
akı dağılımı
the river experiences seasonal fluxes in water level.
nehir, su seviyesinde mevsimsel dalgalanmalar yaşıyor.
economic fluxes can affect job stability.
ekonomik dalgalanmalar iş istikrarını etkileyebilir.
during the meeting, we discussed the fluxes in market demand.
toplantı sırasında piyasa talebindeki dalgalanmaları konuştuk.
she noticed fluxes in her energy levels throughout the day.
Gün boyunca enerji seviyelerinde dalgalanmalar fark etti.
the artist captures the fluxes of emotions in her paintings.
Sanatçı, resimlerinde duyguların dalgalanmalarını yakalıyor.
scientists study the fluxes of carbon dioxide in the atmosphere.
Bilim insanları atmosferdeki karbondioksit akışlarını inceliyor.
understanding fluxes in temperature is crucial for climate studies.
Sıcaklıktaki dalgalanmaları anlamak iklim çalışmaları için çok önemlidir.
the fluxes of information in our digital age are overwhelming.
Dijital çağımızdaki bilgi akışları ezici boyutlara ulaşıyor.
there are significant fluxes in energy prices this year.
Bu yıl enerji fiyatlarında önemli dalgalanmalar var.
she monitored the fluxes in her blood sugar levels carefully.
Kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmaları dikkatlice takip etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir