freestanding

[ABD]/friːˈstændɪŋ/
[İngiltere]/friːˈstændɪŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. başka hiçbir şeyle desteklenmesine gerek olmayan; (mobilya veya ekipman) tek başına duracak şekilde tasarlanmış

İfadeler ve Kalıplar

freestanding shelf

bağımsız raf

freestanding tub

bağımsız küvet

freestanding sign

bağımsız tabela

freestanding unit

bağımsız ünite

freestanding fireplace

bağımsız şömine

freestanding display

bağımsız ekran

freestanding mirror

bağımsız ayna

freestanding structure

bağımsız yapı

freestanding oven

bağımsız fırın

freestanding partition

bağımsız bölme

Örnek Cümleler

the freestanding bathtub adds elegance to the bathroom.

bağımsız küvet, banyoya zarafet katıyor.

they installed a freestanding shelf in the living room.

Onlar oturma odasına bağımsız bir raf monte ettiler.

she prefers a freestanding mirror for her dressing area.

O, makyaj alanı için bağımsız bir ayna tercih ediyor.

the freestanding sign caught the attention of passersby.

Bağımsız tabela, geçenlerin dikkatini çekti.

we bought a freestanding fireplace for the cozy atmosphere.

Samimi bir atmosfer için bağımsız bir şömine aldık.

he built a freestanding fence around the garden.

Bahçenin etrafına bağımsız bir çit yaptı.

the artist displayed her work on a freestanding easel.

Sanatçı, eserlerini bağımsız bir resim sehpası üzerinde sergiledi.

a freestanding wardrobe can save space in small rooms.

Bağımsız bir gardırop, küçük odalarda yerden tasarruf sağlayabilir.

the conference featured a freestanding podium for speakers.

Konferansta konuşmacılar için bağımsız bir kürsü yer alıyordu.

installing a freestanding sink can enhance the kitchen's design.

Bağımsız bir lavabo takmak, mutfağın tasarımını iyileştirebilir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir