fusty

[ABD]/ˈfʌsti/
[İngiltere]/ˈfʌsti/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. 곰팡ılı, bayat, havasız; havalandırma eksikliği; eski moda, muhafazakar

Örnek Cümleler

the fusty odour of decay.

çürüme kokusu

grammar in the classroom became a fusty notion.

sınıftaki dilbilgisi, demode bir fikir haline geldi.

The old library had a fusty smell.

Eski kütüphanede bayat bir koku vardı.

She wrinkled her nose at the fusty room.

Bayat kokulu odaya burun kıvırdı.

The fusty old man refused to change his ways.

Bayat kokulu yaşlı adam yöntemlerini değiştirmeyi reddetti.

The antique shop was filled with fusty furniture.

Antika dükkanı bayat kokulu mobilyalarla doluydu.

The fusty curtains needed to be replaced.

Bayat kokulu perdeler değiştirilmesi gerekiyordu.

The basement had a fusty odor.

Bodrum katında bayat bir koku vardı.

The fusty attic was full of dust.

Bayat kokulu çatı katı tozla doluydu.

The fusty clothes in the thrift store smelled musty.

Bayat kokulu ikinci el kıyafetleri küflü kokuyordu.

He found a fusty old book in the dusty corner.

Tozlu köşede bayat kokulu eski bir kitap buldu.

The fusty taste of the food made him grimace.

Yemeğin bayat tadı yüzünü buruşturmasına neden oldu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir