genuineness

[ABD]/'dʒenjuinnis/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. özgünlük, gerçek olma durumu, dürüstlük, samimiyet.
Word Forms

Örnek Cümleler

The genuineness of his smile was evident to everyone.

Onu herkesin görebileceği kadar samimiyeti açıktı.

She appreciated the genuineness of his apology.

Özürünün samimiyetini takdir etti.

Genuineness is a quality that is highly valued in relationships.

Samimiyet, ilişkilerde son derece değerli bir özelliktir.

His genuineness shone through in his heartfelt speech.

Samimiyeti, içten bir konuşmasında ortaya çıktı.

The genuineness of her emotions was palpable.

Duygularının samimiyeti elle hissedilebilirdi.

The genuineness of the antique was confirmed by experts.

Antikanın gerçekliği uzmanlar tarafından doğrulandı.

His genuineness was a refreshing change in a world full of pretense.

Samimiyeti, riyakarlıkla dolu bir dünyada canlandırıcı bir değişiklikti.

The genuineness of her intentions was unquestionable.

Niyetlerinin samimiyeti sorgulanamazdı.

The artist's genuineness in expressing his emotions was what made his work so powerful.

Sanatçının duygularını ifade etme konusundaki samimiyeti, eserini bu kadar güçlü kılan şeydi.

Genuineness is often seen as a rare quality in today's society.

Samimiyet, günümüz toplumunda nadir görülen bir özellik olarak kabul edilir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir