hearkening back
geriye dönme
hearkening to
ulaşmak için
hearkening call
çağrıya kulak verme
hearkening voices
seslere kulak verme
hearkening heart
kalbinin sesini dinleme
hearkening spirit
ruhuna kulak verme
hearkening sound
sese kulak verme
hearkening presence
varlığına kulak verme
hearkening moment
aniye kulak verme
hearkening eyes
gözlerine kulak verme
she was hearkening to the sound of the waves.
o dalgaların sesini dinliyordu.
he was hearkening back to his childhood memories.
o çocukluk anılarına geri dönerek dinliyordu.
the audience was hearkening to the speaker's every word.
seyirciler konuşmacının her kelimesini dinliyordu.
they were hearkening to the advice of their elders.
onlar yaşlılarının tavsiyelerini dinliyorlardı.
she found herself hearkening to the old songs.
kendini eski şarkıları dinlerken buldu.
he was hearkening to the whispers of the forest.
o ormanın fısıltılarını dinliyordu.
the children were hearkening to the bedtime story.
çocuklar uyku masalını dinliyorlardı.
during the meeting, everyone was hearkening to the new proposals.
toplantı sırasında herkes yeni önerileri dinliyordu.
she was hearkening to the distant sound of thunder.
o uzaktaki gök gürültüsünün sesini dinliyordu.
he spent the evening hearkening to classical music.
o akşamı klasik müzik dinleyerek geçirdi.
hearkening back
geriye dönme
hearkening to
ulaşmak için
hearkening call
çağrıya kulak verme
hearkening voices
seslere kulak verme
hearkening heart
kalbinin sesini dinleme
hearkening spirit
ruhuna kulak verme
hearkening sound
sese kulak verme
hearkening presence
varlığına kulak verme
hearkening moment
aniye kulak verme
hearkening eyes
gözlerine kulak verme
she was hearkening to the sound of the waves.
o dalgaların sesini dinliyordu.
he was hearkening back to his childhood memories.
o çocukluk anılarına geri dönerek dinliyordu.
the audience was hearkening to the speaker's every word.
seyirciler konuşmacının her kelimesini dinliyordu.
they were hearkening to the advice of their elders.
onlar yaşlılarının tavsiyelerini dinliyorlardı.
she found herself hearkening to the old songs.
kendini eski şarkıları dinlerken buldu.
he was hearkening to the whispers of the forest.
o ormanın fısıltılarını dinliyordu.
the children were hearkening to the bedtime story.
çocuklar uyku masalını dinliyorlardı.
during the meeting, everyone was hearkening to the new proposals.
toplantı sırasında herkes yeni önerileri dinliyordu.
she was hearkening to the distant sound of thunder.
o uzaktaki gök gürültüsünün sesini dinliyordu.
he spent the evening hearkening to classical music.
o akşamı klasik müzik dinleyerek geçirdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir