hit a hitch
bir aksaklık yaşamak
hitch a ride
otomobiline atlamak
without a hitch
sorunsuz
There is a hitch somewhere.
Bir yerde bir sorun var.
a hitch in our plans.
planlarımızda bir aksaklık.
hitch a horse to a tree
bir atı bir ağaca bağlamak
hitch a ride to the station
istasyona binmek için arabaya binmek
hitch up one's suspenders.
askıları yukarı çekmek.
a three-year hitch in the army
orduda üç yıllık bir hizmet.
hitched a ride to the rally.
miting için arabaya binmişler.
his 12-year hitch in the navy.
donanmada 12 yıllık hizmeti.
I hitched a ride.
Arabaya binmiştim.
hitching a lift is asking for trouble.
otomobil tutmak sorun istemek anlamına gelir.
They got hitched in 1985.
1985'te evlendiler.
hitched the horses to the sleigh.
atları kızakla bağladılar.
We got hitched last weekend.
Geçen hafta sonu evlendik.
she hitched the blanket around him.
onun etrafına battaniyeyi sardı.
he hitched his pants up.
pantolonunu yukarı çekti.
Thomas hitched the pony to his cart.
Thomas midini arabasına bağladı.
we hitch-hiked up to Scotland.
İskoçya'ya kadar bindirilmiş arabayla gittik.
My dress hitched on a nail.
Elbisem çiviye takıldı.
He hitched the horse's rope over the pole.
Atın ipini direğin üzerine bağladı.
hit a hitch
bir aksaklık yaşamak
hitch a ride
otomobiline atlamak
without a hitch
sorunsuz
There is a hitch somewhere.
Bir yerde bir sorun var.
a hitch in our plans.
planlarımızda bir aksaklık.
hitch a horse to a tree
bir atı bir ağaca bağlamak
hitch a ride to the station
istasyona binmek için arabaya binmek
hitch up one's suspenders.
askıları yukarı çekmek.
a three-year hitch in the army
orduda üç yıllık bir hizmet.
hitched a ride to the rally.
miting için arabaya binmişler.
his 12-year hitch in the navy.
donanmada 12 yıllık hizmeti.
I hitched a ride.
Arabaya binmiştim.
hitching a lift is asking for trouble.
otomobil tutmak sorun istemek anlamına gelir.
They got hitched in 1985.
1985'te evlendiler.
hitched the horses to the sleigh.
atları kızakla bağladılar.
We got hitched last weekend.
Geçen hafta sonu evlendik.
she hitched the blanket around him.
onun etrafına battaniyeyi sardı.
he hitched his pants up.
pantolonunu yukarı çekti.
Thomas hitched the pony to his cart.
Thomas midini arabasına bağladı.
we hitch-hiked up to Scotland.
İskoçya'ya kadar bindirilmiş arabayla gittik.
My dress hitched on a nail.
Elbisem çiviye takıldı.
He hitched the horse's rope over the pole.
Atın ipini direğin üzerine bağladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir