holes

[ABD]/[həʊlz]/
[İngiltere]/[hoʊlz]/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. Bir şeydeki bir açıktır.; Toprakta bir oyuk ya da çukurdur.; Bir hata ya da zayıflıktır.; Gölfe göre, top ile ulaşılması gereken hedef.
v. Bir şeyde ya da üzerinde delikler açmak.; Deliklerle delmek.; Bir şeyde bir hata ya da zayıflık yaratmak.

İfadeler ve Kalıplar

holes in the wall

duvardaki delikler

fill the holes

delikleri doldur

holes in my socks

çorlumdaki delikler

punch holes

delikler aç

plug holes

delikleri tıkla

full of holes

deliklerle dolu

drilling holes

delikler del

cover holes

delikleri kapat

holes everywhere

her yerde delikler

hole in one

bir delik

Örnek Cümleler

the swiss cheese had plenty of holes.

İsviçre peyniri birçok delik hadi.

we need to fill the holes in the fence.

Çitteki delikleri doldurmalıyız.

there's a hole in my sock, i need to mend it.

Çorumda bir delik var, onarıp düzelteceğim.

the golf ball disappeared into the hole.

Golf topu deliğe gitti.

he dug a hole in the garden.

Bahçede bir delik kazdı.

the ice had melted, leaving holes in the surface.

Buz eridi ve yüzeyde delikler bıraktı.

she poked holes in his argument.

Argümanında delikler açtı.

the road was full of potholes.

Yol yarık dolu idi.

we drilled holes in the wall for the shelves.

Raf için duvarda delikler açtık.

the net had holes and let the ball through.

Şebekede delikler vardı ve top geçti.

he made a hole in one on the golf course.

Golf sahasında bir delik yaparak birden geçti.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir