light illuminates
ışık aydınlatır
moon illuminates
ay aydınlatır
sun illuminates
güneş aydınlatır
knowledge illuminates
bilgi aydınlatır
truth illuminates
gerçek aydınlatır
path illuminates
yol aydınlatır
idea illuminates
fikir aydınlatır
wisdom illuminates
hikmet aydınlatır
art illuminates
sanat aydınlatır
hope illuminates
umut aydınlatır
the street lamp illuminates the path at night.
sokak lambası gece yolu aydınlatır.
the teacher illuminates complex concepts for her students.
öğretmen öğrencileri için karmaşık kavramları aydınlatır.
the sun illuminates the garden beautifully in the morning.
güneş sabah bahçeyi güzel bir şekilde aydınlatır.
a good book illuminates the mind.
iyi bir kitap zihni aydınlatır.
the artist's use of color illuminates the painting.
sanatçının rengi kullanması tabloyu aydınlatır.
the research illuminates the effects of climate change.
araştırma iklim değişikliğinin etkilerini aydınlatır.
her smile illuminates the room.
gülüşü odayı aydınlatır.
the documentary illuminates important social issues.
belgesel önemli toplumsal sorunları aydınlatır.
the moon illuminates the night sky.
ay gece gökyüzünü aydınlatır.
the speaker illuminates the topic with clear examples.
konuşmacı net örneklerle konuyu aydınlatır.
light illuminates
ışık aydınlatır
moon illuminates
ay aydınlatır
sun illuminates
güneş aydınlatır
knowledge illuminates
bilgi aydınlatır
truth illuminates
gerçek aydınlatır
path illuminates
yol aydınlatır
idea illuminates
fikir aydınlatır
wisdom illuminates
hikmet aydınlatır
art illuminates
sanat aydınlatır
hope illuminates
umut aydınlatır
the street lamp illuminates the path at night.
sokak lambası gece yolu aydınlatır.
the teacher illuminates complex concepts for her students.
öğretmen öğrencileri için karmaşık kavramları aydınlatır.
the sun illuminates the garden beautifully in the morning.
güneş sabah bahçeyi güzel bir şekilde aydınlatır.
a good book illuminates the mind.
iyi bir kitap zihni aydınlatır.
the artist's use of color illuminates the painting.
sanatçının rengi kullanması tabloyu aydınlatır.
the research illuminates the effects of climate change.
araştırma iklim değişikliğinin etkilerini aydınlatır.
her smile illuminates the room.
gülüşü odayı aydınlatır.
the documentary illuminates important social issues.
belgesel önemli toplumsal sorunları aydınlatır.
the moon illuminates the night sky.
ay gece gökyüzünü aydınlatır.
the speaker illuminates the topic with clear examples.
konuşmacı net örneklerle konuyu aydınlatır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir