gran impacto
büyük etki
impacto ambiental
çevresel etki
impacto económico
ekonomik etki
impacto social
toplumsal etki
sin impacto
etkisiz
impacto positivo
olumlu etki
impacto negativo
olumsuz etki
mayor impacto
daha büyük etki
impacto directo
doğrudan etki
alto impacto
yüksek etki
the new policy will have a significant impacto on local businesses.
yeni politika yerel işletmeler üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak.
her research made a lasting impacto on the field of medicine.
onun araştırması tıbbiy bilimler alanında kalıcı bir etkiye sahip oldu.
we need to measure the environmental impacto of our operations.
işlemlerimizin çevresel etkisini ölçmemiz gerekiyor.
the documentary had a transformative impacto on public awareness.
belgesel kamuoyunda dönüştürücü bir etkiye sahipti.
climate change is creating a massive impacto on coastal communities.
iklim değişikliği kıyı bölgelerindeki topluluklar üzerinde büyük bir etkiye neden oluyor.
the company's expansion will have a huge economic impacto in the region.
şirketin genişlemesi bölgede büyük bir ekonomik etkiye sahip olacak.
education can make a positive impacto on social mobility.
eğitim sosyal hareketlilik üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir.
the viral campaign created an unexpected marketing impacto.
viral kampanya beklenmedik bir pazarlama etkisi yarattı.
scientists are studying the impacto of microplastics on marine life.
bilim insanları mikroplastiklerin deniz yaşamı üzerindeki etkisini araştırıyor.
the mentor had a profound impacto on my career development.
mentör kariyer gelişimim üzerinde derin bir etkiye sahipti.
the technological innovation brought a revolutionary impacto to healthcare.
teknolojik yenilik sağlık hizmetlerinde devrim niteliğinde bir etkiye neden oldu.
community outreach programs demonstrate a meaningful social impacto.
toplulukla etkileşim programları anlamlı bir sosyal etkiyi göstermektedir.
gran impacto
büyük etki
impacto ambiental
çevresel etki
impacto económico
ekonomik etki
impacto social
toplumsal etki
sin impacto
etkisiz
impacto positivo
olumlu etki
impacto negativo
olumsuz etki
mayor impacto
daha büyük etki
impacto directo
doğrudan etki
alto impacto
yüksek etki
the new policy will have a significant impacto on local businesses.
yeni politika yerel işletmeler üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak.
her research made a lasting impacto on the field of medicine.
onun araştırması tıbbiy bilimler alanında kalıcı bir etkiye sahip oldu.
we need to measure the environmental impacto of our operations.
işlemlerimizin çevresel etkisini ölçmemiz gerekiyor.
the documentary had a transformative impacto on public awareness.
belgesel kamuoyunda dönüştürücü bir etkiye sahipti.
climate change is creating a massive impacto on coastal communities.
iklim değişikliği kıyı bölgelerindeki topluluklar üzerinde büyük bir etkiye neden oluyor.
the company's expansion will have a huge economic impacto in the region.
şirketin genişlemesi bölgede büyük bir ekonomik etkiye sahip olacak.
education can make a positive impacto on social mobility.
eğitim sosyal hareketlilik üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir.
the viral campaign created an unexpected marketing impacto.
viral kampanya beklenmedik bir pazarlama etkisi yarattı.
scientists are studying the impacto of microplastics on marine life.
bilim insanları mikroplastiklerin deniz yaşamı üzerindeki etkisini araştırıyor.
the mentor had a profound impacto on my career development.
mentör kariyer gelişimim üzerinde derin bir etkiye sahipti.
the technological innovation brought a revolutionary impacto to healthcare.
teknolojik yenilik sağlık hizmetlerinde devrim niteliğinde bir etkiye neden oldu.
community outreach programs demonstrate a meaningful social impacto.
toplulukla etkileşim programları anlamlı bir sosyal etkiyi göstermektedir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir