| Plural | inflexibilities |
The inflexibility of the company's policies led to low employee morale.
Şirketin politikalarındaki katılık, çalışanların moralini düşürdü.
Her inflexibility in negotiations made reaching a compromise difficult.
Müzakerelerdeki katılığı, bir uzlaşmaya varmayı zorlaştırdı.
The inflexibility of the schedule made it hard for me to attend the meeting.
Programın katılığı, toplantıya katılmamı zorlaştırdı.
His inflexibility in following the rules caused conflicts in the team.
Kurallara uyma konusundaki katılığı, ekipte çatışmalara neden oldu.
The inflexibility of the law left no room for interpretation.
Kanunun katılığı, yorumlama için yer bırakmadı.
She showed inflexibility in her decision-making process.
Karar alma sürecinde katılık gösterdi.
The inflexibility of the deadline made it impossible to make any changes.
Son teslim tarihinin katılığı, herhangi bir değişiklik yapmayı imkansız kıldı.
His inflexibility in accepting feedback hindered his personal growth.
Geri bildirim almadaki katılığı, kişisel gelişimini engelledi.
The inflexibility of the system made it difficult to adapt to changes.
Sistemin katılığı, değişime uyum sağlamayı zorlaştırdı.
Inflexibility in parenting styles can lead to conflicts within the family.
Ebeveynlik tarzlarındaki katılık, aile içinde çatışmalara yol açabilir.
The inflexibility of the company's policies led to low employee morale.
Şirketin politikalarındaki katılık, çalışanların moralini düşürdü.
Her inflexibility in negotiations made reaching a compromise difficult.
Müzakerelerdeki katılığı, bir uzlaşmaya varmayı zorlaştırdı.
The inflexibility of the schedule made it hard for me to attend the meeting.
Programın katılığı, toplantıya katılmamı zorlaştırdı.
His inflexibility in following the rules caused conflicts in the team.
Kurallara uyma konusundaki katılığı, ekipte çatışmalara neden oldu.
The inflexibility of the law left no room for interpretation.
Kanunun katılığı, yorumlama için yer bırakmadı.
She showed inflexibility in her decision-making process.
Karar alma sürecinde katılık gösterdi.
The inflexibility of the deadline made it impossible to make any changes.
Son teslim tarihinin katılığı, herhangi bir değişiklik yapmayı imkansız kıldı.
His inflexibility in accepting feedback hindered his personal growth.
Geri bildirim almadaki katılığı, kişisel gelişimini engelledi.
The inflexibility of the system made it difficult to adapt to changes.
Sistemin katılığı, değişime uyum sağlamayı zorlaştırdı.
Inflexibility in parenting styles can lead to conflicts within the family.
Ebeveynlik tarzlarındaki katılık, aile içinde çatışmalara yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir