| Plural | instrumentalists |
talented instrumentalist
yetenekli enstrümanist
a group of eight singers or eight instrumentalists.
Sekiz şarkıcı veya sekiz enstrümantistten oluşan bir grup.
He is a talented instrumentalist who can play multiple instruments.
O, birden fazla enstrüman çalabilen yetenekli bir enstrümantisttir.
She is a skilled instrumentalist specializing in classical music.
O, klasik müziğe odaklanan yetenekli bir enstrümantisttir.
The instrumentalist performed a beautiful solo on the violin.
Enstrümantist, kemanla güzel bir solo seslendirdi.
As an instrumentalist, he can play the piano, guitar, and flute.
Bir enstrümantist olarak, piyano, gitar ve flüt çalabilir.
The instrumentalist's passion for music shines through in every performance.
Enstrümantistin müziğe olan tutkusu, her performansında ortaya çıkar.
She dreams of becoming a world-renowned instrumentalist one day.
Bir gün dünyaca ünlü bir enstrümantist olma hayali kuruyor.
The instrumentalist's dedication to practice has paid off in his exceptional skills.
Enstrümantistin pratiğe olan bağlılığı, olağanüstü becerilerinde karşılığını bulmuştur.
The instrumentalist collaborated with a singer to create a beautiful musical piece.
Enstrümantist, güzel bir müzik parçası oluşturmak için bir şarkıcıyla işbirliği yaptı.
She is known for her versatility as an instrumentalist, playing both jazz and classical music.
O, hem caz hem de klasik müzik çalabildiğinden dolayı çok yönlülüğüyle tanınır.
The instrumentalist's performance captivated the audience with its emotional depth.
Enstrümantistin performansı, duygusal derinliğiyle seyirciyi büyüledi.
talented instrumentalist
yetenekli enstrümanist
a group of eight singers or eight instrumentalists.
Sekiz şarkıcı veya sekiz enstrümantistten oluşan bir grup.
He is a talented instrumentalist who can play multiple instruments.
O, birden fazla enstrüman çalabilen yetenekli bir enstrümantisttir.
She is a skilled instrumentalist specializing in classical music.
O, klasik müziğe odaklanan yetenekli bir enstrümantisttir.
The instrumentalist performed a beautiful solo on the violin.
Enstrümantist, kemanla güzel bir solo seslendirdi.
As an instrumentalist, he can play the piano, guitar, and flute.
Bir enstrümantist olarak, piyano, gitar ve flüt çalabilir.
The instrumentalist's passion for music shines through in every performance.
Enstrümantistin müziğe olan tutkusu, her performansında ortaya çıkar.
She dreams of becoming a world-renowned instrumentalist one day.
Bir gün dünyaca ünlü bir enstrümantist olma hayali kuruyor.
The instrumentalist's dedication to practice has paid off in his exceptional skills.
Enstrümantistin pratiğe olan bağlılığı, olağanüstü becerilerinde karşılığını bulmuştur.
The instrumentalist collaborated with a singer to create a beautiful musical piece.
Enstrümantist, güzel bir müzik parçası oluşturmak için bir şarkıcıyla işbirliği yaptı.
She is known for her versatility as an instrumentalist, playing both jazz and classical music.
O, hem caz hem de klasik müzik çalabildiğinden dolayı çok yönlülüğüyle tanınır.
The instrumentalist's performance captivated the audience with its emotional depth.
Enstrümantistin performansı, duygusal derinliğiyle seyirciyi büyüledi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir