light intensities
ışık yoğunlukları
sound intensities
ses yoğunlukları
color intensities
renk yoğunlukları
energy intensities
enerji yoğunlukları
heat intensities
ısı yoğunlukları
signal intensities
sinyal yoğunlukları
force intensities
kuvvet yoğunlukları
pressure intensities
basınç yoğunlukları
magnitude intensities
büyüklük yoğunlukları
tension intensities
gerilme yoğunlukları
different colors can have varying intensities.
farklı renklerin değişen yoğunlukları olabilir.
the intensities of the sounds varied throughout the night.
gece boyunca seslerin yoğunluğu değişiyordu.
we measured the intensities of the light in the experiment.
deneyde ışığın yoğunluğunu ölçtük.
the artist used different intensities of paint to create depth.
sanatçı derinlik yaratmak için farklı yoğunluklarda boya kullandı.
exercise can change the intensities of your emotions.
egzersiz duygularınızın yoğunluğunu değiştirebilir.
different music genres have distinct intensities.
farklı müzik türlerinin farklı yoğunlukları vardır.
the scientist studied the intensities of various reactions.
bilim insanı çeşitli reaksiyonların yoğunluğunu inceledi.
light intensities can affect plant growth significantly.
ışık yoğunluğu bitki büyümesini önemli ölçüde etkileyebilir.
we need to adjust the intensities of the colors in the design.
tasarımdaki renklerin yoğunluğunu ayarlamamız gerekiyor.
the intensities of the waves were measured during the storm.
fırtına sırasında dalgaların yoğunluğu ölçüldü.
light intensities
ışık yoğunlukları
sound intensities
ses yoğunlukları
color intensities
renk yoğunlukları
energy intensities
enerji yoğunlukları
heat intensities
ısı yoğunlukları
signal intensities
sinyal yoğunlukları
force intensities
kuvvet yoğunlukları
pressure intensities
basınç yoğunlukları
magnitude intensities
büyüklük yoğunlukları
tension intensities
gerilme yoğunlukları
different colors can have varying intensities.
farklı renklerin değişen yoğunlukları olabilir.
the intensities of the sounds varied throughout the night.
gece boyunca seslerin yoğunluğu değişiyordu.
we measured the intensities of the light in the experiment.
deneyde ışığın yoğunluğunu ölçtük.
the artist used different intensities of paint to create depth.
sanatçı derinlik yaratmak için farklı yoğunluklarda boya kullandı.
exercise can change the intensities of your emotions.
egzersiz duygularınızın yoğunluğunu değiştirebilir.
different music genres have distinct intensities.
farklı müzik türlerinin farklı yoğunlukları vardır.
the scientist studied the intensities of various reactions.
bilim insanı çeşitli reaksiyonların yoğunluğunu inceledi.
light intensities can affect plant growth significantly.
ışık yoğunluğu bitki büyümesini önemli ölçüde etkileyebilir.
we need to adjust the intensities of the colors in the design.
tasarımdaki renklerin yoğunluğunu ayarlamamız gerekiyor.
the intensities of the waves were measured during the storm.
fırtına sırasında dalgaların yoğunluğu ölçüldü.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir