life-giving

[ABD]/[laɪf ˈɡɪvɪŋ]/
[İngiltere]/[laɪf ˈɡɪvɪŋ]/

Çeviri

adj. Hayat veya canlılık veren; hayatı sürdürülen; Sağlığa veya refah getiren; iyileştirici; Hayat için esas; hayati.

İfadeler ve Kalıplar

life-giving water

hayat veren su

life-giving force

hayat veren güç

life-giving energy

hayat veren enerji

life-giving rain

hayat veren yağmur

life-giving light

hayat veren ışık

life-giving soil

hayat veren toprak

life-giving breath

hayat veren nefes

life-giving hope

hayat veren umut

life-giving warmth

hayat veren ısınma

life-giving love

hayat veren sevgi

Örnek Cümleler

the life-giving rain quenched the parched earth.

Hayat veren yağmur, kurumuş toprağı bastırdı.

sunlight provides life-giving energy for plants.

Güneş ışığı, bitkilere hayat veren enerji sağlar.

clean water is a life-giving resource for all.

Temiz su, herkes için hayat veren bir kaynaktır.

the life-giving properties of the medicine were remarkable.

İlağın hayat veren özellikleri dikkat çekicidir.

her smile was a life-giving force in a difficult situation.

Zor bir durumda onun gülümlemesi, hayat veren bir kuvvet idi.

the life-giving nutrients in fruits and vegetables are essential.

Meşrubat ve sebzelerdeki hayat veren besin maddeleri çok önemlidir.

he sought a life-giving connection with nature.

O, doğayla hayat veren bir bağ kurmaya çalıştı.

the life-giving warmth of the fire comforted them.

Ateşin hayat veren ısısı onları rahatlatmıştır.

she found life-giving inspiration in her artwork.

O, sanat eserlerinde hayat veren ilham buldu.

the life-giving rhythm of the music moved her soul.

Müzikin hayat veren ritmi onun ruhunu etkiledi.

he appreciated the life-giving support of his family.

O, ailesinin hayat veren desteği değer verdi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir