| Plural | murkinesses |
murkiness of water
suyun bulanıklığı
murkiness in thought
düşüncede bulanıklık
murkiness of motives
niyetlerin bulanıklığı
murkiness of truth
gerçeğin bulanıklığı
murkiness of vision
görüşte bulanıklık
murkiness in politics
siyasetin bulanıklığı
murkiness of watercolors
suluboya boyalarının bulanıklığı
murkiness of memory
hafızanın bulanıklığı
murkiness of decisions
kararların bulanıklığı
murkiness in communication
iletişimde bulanıklık
the murkiness of the water made it difficult to see the bottom.
suyun bulanıklığı, dibini görmeyi zorlaştırdı.
in the murkiness of the night, shadows seemed to dance.
gecenin karanlığında, gölgeler dans ediyor gibi görünüyordu.
she was lost in the murkiness of her thoughts.
o, düşüncelerinin bulanıklığı içinde kaybolmuştu.
the murkiness of the situation left everyone confused.
durumun belirsizliği herkesi şaşkına çevirdi.
his explanation only added to the murkiness of the issue.
onun açıklaması, sorunun belirsizliğini daha da artırdı.
they navigated through the murkiness of the fog.
pusunun bulanıklığı içinde ilerlediler.
the murkiness of the past can cloud our judgment.
geçmişin bulanıklığı, yargımızı bulandırabilir.
we need to clarify the murkiness surrounding the project.
proje etrafındaki belirsizliği netleştirmemiz gerekiyor.
the murkiness of the lake hid many secrets.
gölün bulanıklığı birçok sırrı gizliyordu.
she tried to find clarity in the murkiness of her emotions.
duygularının bulanıklığı içinde netlik aramaya çalıştı.
murkiness of water
suyun bulanıklığı
murkiness in thought
düşüncede bulanıklık
murkiness of motives
niyetlerin bulanıklığı
murkiness of truth
gerçeğin bulanıklığı
murkiness of vision
görüşte bulanıklık
murkiness in politics
siyasetin bulanıklığı
murkiness of watercolors
suluboya boyalarının bulanıklığı
murkiness of memory
hafızanın bulanıklığı
murkiness of decisions
kararların bulanıklığı
murkiness in communication
iletişimde bulanıklık
the murkiness of the water made it difficult to see the bottom.
suyun bulanıklığı, dibini görmeyi zorlaştırdı.
in the murkiness of the night, shadows seemed to dance.
gecenin karanlığında, gölgeler dans ediyor gibi görünüyordu.
she was lost in the murkiness of her thoughts.
o, düşüncelerinin bulanıklığı içinde kaybolmuştu.
the murkiness of the situation left everyone confused.
durumun belirsizliği herkesi şaşkına çevirdi.
his explanation only added to the murkiness of the issue.
onun açıklaması, sorunun belirsizliğini daha da artırdı.
they navigated through the murkiness of the fog.
pusunun bulanıklığı içinde ilerlediler.
the murkiness of the past can cloud our judgment.
geçmişin bulanıklığı, yargımızı bulandırabilir.
we need to clarify the murkiness surrounding the project.
proje etrafındaki belirsizliği netleştirmemiz gerekiyor.
the murkiness of the lake hid many secrets.
gölün bulanıklığı birçok sırrı gizliyordu.
she tried to find clarity in the murkiness of her emotions.
duygularının bulanıklığı içinde netlik aramaya çalıştı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir