nonvisceral

[ABD]/nɒnˈvɪsərəl/
[İngiltere]/nɑːnˈvɪsərəl/

Çeviri

adj. vücut dışı olmayan; derin duygular ya da instinksiyonlardan gelmeyen; duygusal değil, zihinsel olan; yüzeysel

İfadeler ve Kalıplar

nonvisceral pain

nonvisceral ağrı

nonvisceral symptoms

nonvisceral belirtiler

nonvisceral response

nonvisceral yanıt

nonvisceral sensation

nonvisceral his

nonvisceral discomfort

nonvisceral rahatsızlık

nonvisceral origin

nonvisceral köken

nonvisceral pathology

nonvisceral patoloji

nonvisceral mechanism

nonvisceral mekanizma

nonvisceral involvement

nonvisceral katılım

nonvisceral component

nonvisceral bileşen

Örnek Cümleler

the scientist took a nonvisceral approach to the experiment, focusing on data rather than intuition.

bilim insanı deneyde verilere değil de sezgiye odaklanarak nonvisçel bir yaklaşım benimsedi.

her nonvisceral analysis of the problem impressed the committee with its logical clarity.

onun problemle ilgili nonvisçel analizi, mantıksal açıklığıyla komiteyi etkiledi.

the critic's nonvisceral review focused on technical elements rather than emotional impact.

eleştirmenin nonvisçel incelemesi, duygusal etki yerine teknik unsurlara odaklandı.

he maintained a nonvisceral stance throughout the heated debate.

ısıyan tartışmanın boyunca onun nonvisçel bir tutumunu korudu.

the philosopher offered a nonvisceral perspective on moral issues.

filsof, ahlaki sorunlara dair nonvisçel bir perspektif sundu.

the surgeon's nonvisceral technique prioritized precision over instinctive reactions.

cerrahın nonvisçel tekniği, içgüdüsel tepkilere göre değil hassasiyeti öncelikliyor.

the textbook provided a nonvisceral explanation of complex biological processes.

kitap, karmaşık biyolojik süreçlerin nonvisçel bir açıklaması sunuyor.

her nonvisceral writing style emphasized clarity and reason over emotional appeal.

onun nonvisçel yazım tarzı, duygusal cazibe yerine açıklık ve akıl yürütme üzerinde duruyor.

the judge delivered a nonvisceral verdict based strictly on legal precedents.

hakim, yasal önceliklere dayalı olarak nonvisçel bir karar verdi.

the therapist's nonvisceral approach focused on cognitive rather than emotional processing.

terapistin nonvisçel yaklaşımı, duygusal işleme yerine kognitif işleme odaklıydı.

the architect's nonvisceral design prioritized functionality over aesthetic intuition.

mimarın nonvisçel tasarımı, estetik sezgi yerine işlevsellik öncelikliydi.

the economist's nonvisceral forecast relied on statistical models rather than market feelings.

ekonomistin nonvisçel tahmini, piyasa hislerine göre değil istatistiksel modellere dayanıyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir