oxidized

[ABD]/ˈɒksɪdaɪzd/
[İngiltere]/ˈɑːksɪdaɪzd/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. oksitlenmenin geçmiş zaman ve geçmiş participle hali; oksitlenmek; paslanmak
adj. oksitlenmeye uğramış; paslanmış

İfadeler ve Kalıplar

oxidized metal

oksitlenmiş metal

oxidized layer

oksitlenmiş tabaka

oxidized surface

oksitlenmiş yüzey

oxidized state

oksitlenme durumu

oxidized compound

oksitlenmiş bileşik

oxidized form

oksitlenmiş form

oxidized product

oksitlenmiş ürün

oxidized material

oksitlenmiş malzeme

oxidized solution

oksitlenmiş çözelti

Örnek Cümleler

the metal has oxidized over time.

metal zamanla oksitlenmiştir.

when exposed to air, the iron will become oxidized.

havaya maruz kaldığında demir oksitlenecektir.

the fruit has oxidized and turned brown.

meyve oksitlenmiş ve kahverengi olmuş.

oxidized materials can weaken structural integrity.

oksitlenmiş malzemeler yapısal bütünlüğü zayıflatabilir.

the paint will oxidize if not properly sealed.

doğru şekilde kapatılmadığı takdirde boya oksitlenecektir.

he noticed that the copper had oxidized.

bakırın oksitlendiğini fark etti.

the oxidized layer protects the metal underneath.

oksitlenmiş tabaka, altındaki metali korur.

oxidized oils can produce harmful compounds.

oksitlenmiş yağlar zararlı bileşikler üretebilir.

the scientist studied how different metals oxidize.

bilim insanı farklı metallerin nasıl oksitlendiğini inceledi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir