| Third Person Singular | oxygenates |
| Past Tense | oxygenated |
| Present Participle | oxygenating |
| Past Participle | oxygenated |
| Plural | oxygenates |
oxygenate the blood
kanın oksijenlenmesi
oxygenate the water
suyun oksijenlenmesi
oxygenate the soil
toprağın oksijenlenmesi
Plants oxygenate the air through photosynthesis.
Bitkiler, fotosentez yoluyla havayı oksijenlendirir.
It is important to oxygenate the water in the fish tank.
Balık akvaryumundaki suyu oksijenlendirmek önemlidir.
Aeration systems are commonly used to oxygenate water in ponds.
Havalandırma sistemleri, havuzlardaki suyu oksijenlendirmek için yaygın olarak kullanılır.
Oxygenate your body by taking deep breaths.
Derin nefesler alarak vücudunuzu oksijenlendirin.
The doctor recommended oxygenating the patient with a ventilator.
Doktor, hastayı bir ventilatörle oksijenlendirmeyi önerdi.
The new aquarium pump helps oxygenate the water more efficiently.
Yeni akvaryum pompası, suyu daha verimli oksijenlendirmeye yardımcı olur.
Oxygenating the skin with a facial mask can improve its appearance.
Yüz maskesiyle cildi oksijenlendirmek görünümünü iyileştirebilir.
Exercise helps to oxygenate the muscles and improve circulation.
Egzersiz, kasları oksijenlendirmeye ve dolaşımı iyileştirmeye yardımcı olur.
The oxygenating properties of certain plants make them ideal for indoor environments.
Bazı bitkilerin oksijenlendirme özellikleri onları iç mekanlar için ideal kılar.
Fish tanks need proper filtration to oxygenate the water effectively.
Balık akvaryumları, suyu etkili bir şekilde oksijenlendirmek için uygun filtrelemeye ihtiyaç duyar.
oxygenate the blood
kanın oksijenlenmesi
oxygenate the water
suyun oksijenlenmesi
oxygenate the soil
toprağın oksijenlenmesi
Plants oxygenate the air through photosynthesis.
Bitkiler, fotosentez yoluyla havayı oksijenlendirir.
It is important to oxygenate the water in the fish tank.
Balık akvaryumundaki suyu oksijenlendirmek önemlidir.
Aeration systems are commonly used to oxygenate water in ponds.
Havalandırma sistemleri, havuzlardaki suyu oksijenlendirmek için yaygın olarak kullanılır.
Oxygenate your body by taking deep breaths.
Derin nefesler alarak vücudunuzu oksijenlendirin.
The doctor recommended oxygenating the patient with a ventilator.
Doktor, hastayı bir ventilatörle oksijenlendirmeyi önerdi.
The new aquarium pump helps oxygenate the water more efficiently.
Yeni akvaryum pompası, suyu daha verimli oksijenlendirmeye yardımcı olur.
Oxygenating the skin with a facial mask can improve its appearance.
Yüz maskesiyle cildi oksijenlendirmek görünümünü iyileştirebilir.
Exercise helps to oxygenate the muscles and improve circulation.
Egzersiz, kasları oksijenlendirmeye ve dolaşımı iyileştirmeye yardımcı olur.
The oxygenating properties of certain plants make them ideal for indoor environments.
Bazı bitkilerin oksijenlendirme özellikleri onları iç mekanlar için ideal kılar.
Fish tanks need proper filtration to oxygenate the water effectively.
Balık akvaryumları, suyu etkili bir şekilde oksijenlendirmek için uygun filtrelemeye ihtiyaç duyar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir