peacekeeper

[ABD]/'piːs,kiːpə/
[İngiltere]/'piskipɚ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. barışı korumaya yardımcı olan asker
Word Forms

Örnek Cümleler

The peacekeeper intervened to prevent the conflict from escalating.

Barış gücü, çatışmanın tırmanmasını önlemek için müdahale etti.

The peacekeeper worked tirelessly to negotiate a ceasefire between the warring factions.

Barış gücü, savaşan gruplar arasında bir ateşkes sağlamak için durmaksızın çalıştı.

The United Nations sent peacekeepers to the region to maintain stability.

Birliğin istikrarı sağlamak için bölgeye barış gücü gönderdi.

As a peacekeeper, his primary goal is to promote peace and prevent violence.

Barış gücü olarak, birincil amacı barışı teşvik etmek ve şiddeti önlemektir.

The peacekeeper patrolled the area to ensure the safety of civilians.

Barış gücü, sivillerin güvenliğini sağlamak için bölgede devriye gezdi.

The peacekeeper's presence helped de-escalate tensions in the conflict zone.

Barış gücünün varlığı, çatışma bölgesindeki gerginliğin azalmasına yardımcı oldu.

It is crucial for peacekeepers to remain impartial and unbiased in their actions.

Barış gücünün eylemlerinde tarafsız ve önyargısız kalması çok önemlidir.

The peacekeeper's bravery and dedication are commendable.

Barış gücünün cesareti ve özverisi takdire şayandır.

The peacekeeper's efforts have contributed to the restoration of peace in the region.

Barış gücünün çabaları, bölgede barışın yeniden sağlanmasına katkıda bulundu.

Peacekeepers play a vital role in conflict resolution and peacekeeping missions worldwide.

Barış gücü, dünya çapında çatışma çözümü ve barış gücü operasyonlarında hayati bir rol oynamaktadır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir