chemical precursors
kimyasal öncüler
biological precursors
biyolojik öncüler
precursors analysis
öncüler analizi
precursors identification
öncüler tanımlama
precursors role
öncüler rolü
precursors synthesis
öncüler sentezi
precursors pathway
öncüler yolu
precursors research
öncüler araştırması
precursors compounds
öncüler bileşikleri
precursors effects
öncüler etkileri
some chemicals act as precursors in the synthesis of new compounds.
Bazı kimyasallar, yeni bileşiklerin sentezinde öncül maddeler olarak işlev görür.
understanding the precursors of a disease can help in its prevention.
Bir hastalığın öncüllerini anlamak, önlenmesine yardımcı olabilir.
the artist's early works were precursors to his later masterpieces.
Sanatçının ilk eserleri, daha sonraki başyapıtlarının öncüsüydü.
researchers are studying the precursors of innovation in technology.
Araştırmacılar, teknolojideki yeniliklerin öncüllerini araştırıyor.
some plants produce precursors that are essential for human health.
Bazı bitkiler, insan sağlığı için gerekli olan öncül maddeler üretir.
in economics, certain indicators serve as precursors to market trends.
Ekonomide, belirli göstergeler piyasa eğilimlerinin öncüsü olarak hizmet eder.
identifying precursors can lead to better risk management strategies.
Öncüleri belirlemek, daha iyi risk yönetimi stratejilerine yol açabilir.
his early writings were precursors to his later philosophical theories.
Erken dönem yazıları, daha sonraki felsefi teorilerinin öncüsüydü.
understanding the precursors of climate change is crucial for effective policy.
İklim değişikliğinin öncüllerini anlamak, etkili politika için çok önemlidir.
these precursors are vital for understanding the chemical reactions involved.
Bu öncül maddeler, ilgili kimyasal reaksiyonları anlamak için hayati önem taşır.
chemical precursors
kimyasal öncüler
biological precursors
biyolojik öncüler
precursors analysis
öncüler analizi
precursors identification
öncüler tanımlama
precursors role
öncüler rolü
precursors synthesis
öncüler sentezi
precursors pathway
öncüler yolu
precursors research
öncüler araştırması
precursors compounds
öncüler bileşikleri
precursors effects
öncüler etkileri
some chemicals act as precursors in the synthesis of new compounds.
Bazı kimyasallar, yeni bileşiklerin sentezinde öncül maddeler olarak işlev görür.
understanding the precursors of a disease can help in its prevention.
Bir hastalığın öncüllerini anlamak, önlenmesine yardımcı olabilir.
the artist's early works were precursors to his later masterpieces.
Sanatçının ilk eserleri, daha sonraki başyapıtlarının öncüsüydü.
researchers are studying the precursors of innovation in technology.
Araştırmacılar, teknolojideki yeniliklerin öncüllerini araştırıyor.
some plants produce precursors that are essential for human health.
Bazı bitkiler, insan sağlığı için gerekli olan öncül maddeler üretir.
in economics, certain indicators serve as precursors to market trends.
Ekonomide, belirli göstergeler piyasa eğilimlerinin öncüsü olarak hizmet eder.
identifying precursors can lead to better risk management strategies.
Öncüleri belirlemek, daha iyi risk yönetimi stratejilerine yol açabilir.
his early writings were precursors to his later philosophical theories.
Erken dönem yazıları, daha sonraki felsefi teorilerinin öncüsüydü.
understanding the precursors of climate change is crucial for effective policy.
İklim değişikliğinin öncüllerini anlamak, etkili politika için çok önemlidir.
these precursors are vital for understanding the chemical reactions involved.
Bu öncül maddeler, ilgili kimyasal reaksiyonları anlamak için hayati önem taşır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir