| Plural | prevalences |
high prevalence
yüksek yaygınlık
low prevalence
düşük yaygınlık
increasing prevalence
artmakta olan yaygınlık
decreasing prevalence
azalmakta olan yaygınlık
global prevalence
küresel yaygınlık
prevalence rate
yaygınlık oranı
prevalence of disease
hastalığın yaygınlığı
prevalence study
yaygınlık çalışması
The prevalence of smartphones has changed the way we communicate.
Akıllı telefonların yaygınlığı, iletişim kurma şeklimizi değiştirdi.
There is a high prevalence of obesity in developed countries.
Gelişmiş ülkelerde obezite yüksek yaygında.
The prevalence of online shopping has increased significantly in recent years.
Çevrimiçi alışverişin yaygınlığı son yıllarda önemli ölçüde arttı.
The prevalence of mental health issues among teenagers is a growing concern.
Ergenler arasında ruh sağlığı sorunlarının yaygınlığı giderek artan bir endişe kaynağıdır.
The prevalence of fake news on social media is a major challenge in today's society.
Sosyal medyada sahte haberlerin yaygınlığı, günümüz toplumunda önemli bir zorluktur.
The prevalence of allergies seems to be increasing worldwide.
Alerjilerin yaygınlığı dünya çapında artıyor gibi görünüyor.
The prevalence of depression among young adults is a topic of ongoing research.
Genç yetişkinler arasında depresyonun yaygınlığı, devam eden araştırmaların konusu.
The prevalence of technology in education has transformed the way students learn.
Eğitimde teknolojinin yaygınlığı, öğrencilerin öğrenme şeklini dönüştürdü.
The prevalence of fast food restaurants in urban areas has contributed to the rise in obesity rates.
Kentsel alanlarda hızlı yemek restoranlarının yaygınlığı, obezite oranlarının artmasına katkıda bulundu.
The prevalence of social media usage among teenagers is a concern for parents and educators.
Ergenler arasında sosyal medya kullanımının yaygınlığı, ebeveynler ve eğitimciler için bir endişe kaynağıdır.
high prevalence
yüksek yaygınlık
low prevalence
düşük yaygınlık
increasing prevalence
artmakta olan yaygınlık
decreasing prevalence
azalmakta olan yaygınlık
global prevalence
küresel yaygınlık
prevalence rate
yaygınlık oranı
prevalence of disease
hastalığın yaygınlığı
prevalence study
yaygınlık çalışması
The prevalence of smartphones has changed the way we communicate.
Akıllı telefonların yaygınlığı, iletişim kurma şeklimizi değiştirdi.
There is a high prevalence of obesity in developed countries.
Gelişmiş ülkelerde obezite yüksek yaygında.
The prevalence of online shopping has increased significantly in recent years.
Çevrimiçi alışverişin yaygınlığı son yıllarda önemli ölçüde arttı.
The prevalence of mental health issues among teenagers is a growing concern.
Ergenler arasında ruh sağlığı sorunlarının yaygınlığı giderek artan bir endişe kaynağıdır.
The prevalence of fake news on social media is a major challenge in today's society.
Sosyal medyada sahte haberlerin yaygınlığı, günümüz toplumunda önemli bir zorluktur.
The prevalence of allergies seems to be increasing worldwide.
Alerjilerin yaygınlığı dünya çapında artıyor gibi görünüyor.
The prevalence of depression among young adults is a topic of ongoing research.
Genç yetişkinler arasında depresyonun yaygınlığı, devam eden araştırmaların konusu.
The prevalence of technology in education has transformed the way students learn.
Eğitimde teknolojinin yaygınlığı, öğrencilerin öğrenme şeklini dönüştürdü.
The prevalence of fast food restaurants in urban areas has contributed to the rise in obesity rates.
Kentsel alanlarda hızlı yemek restoranlarının yaygınlığı, obezite oranlarının artmasına katkıda bulundu.
The prevalence of social media usage among teenagers is a concern for parents and educators.
Ergenler arasında sosyal medya kullanımının yaygınlığı, ebeveynler ve eğitimciler için bir endişe kaynağıdır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir