proliferous growth
coşkun büyüme
proliferous species
coşkun türler
proliferous cells
coşkun hücreler
proliferous plants
coşkun bitkiler
proliferous bacteria
coşkun bakteriler
proliferous culture
coşkun kültür
proliferous activity
coşkun aktivite
proliferous behavior
coşkun davranış
proliferous environment
coşkun ortam
proliferous network
coşkun ağ
the garden was filled with proliferous plants.
bahçe, bolluklu bitkilerle doluydu.
proliferous growth can lead to environmental issues.
bol ve hızlı büyüme çevresel sorunlara yol açabilir.
some bacteria are known for their proliferous nature.
bazı bakteriler, bolluklu doğalarıyla bilinir.
the proliferous species quickly dominated the ecosystem.
bol ve hızlı yayılan tür, ekosistemi hızla domine etti.
proliferous ideas can spark innovation.
bol fikirler yeniliği ateşleyebilir.
the proliferous nature of weeds can be a gardener's nightmare.
otların bolluklu doğası bahçıvanın kabusu olabilir.
proliferous reproduction is common in certain animal species.
bol üreme, bazı hayvan türlerinde yaygındır.
scientists study proliferous cells for medical advancements.
bilim insanları tıbbi gelişmeler için bolluklu hücreleri inceliyor.
the proliferous nature of the internet has changed communication.
internetin bolluklu doğası iletişimi değiştirdi.
proliferous ideas often emerge in brainstorming sessions.
bol fikirler genellikle beyin fırtınası seanslarında ortaya çıkar.
proliferous growth
coşkun büyüme
proliferous species
coşkun türler
proliferous cells
coşkun hücreler
proliferous plants
coşkun bitkiler
proliferous bacteria
coşkun bakteriler
proliferous culture
coşkun kültür
proliferous activity
coşkun aktivite
proliferous behavior
coşkun davranış
proliferous environment
coşkun ortam
proliferous network
coşkun ağ
the garden was filled with proliferous plants.
bahçe, bolluklu bitkilerle doluydu.
proliferous growth can lead to environmental issues.
bol ve hızlı büyüme çevresel sorunlara yol açabilir.
some bacteria are known for their proliferous nature.
bazı bakteriler, bolluklu doğalarıyla bilinir.
the proliferous species quickly dominated the ecosystem.
bol ve hızlı yayılan tür, ekosistemi hızla domine etti.
proliferous ideas can spark innovation.
bol fikirler yeniliği ateşleyebilir.
the proliferous nature of weeds can be a gardener's nightmare.
otların bolluklu doğası bahçıvanın kabusu olabilir.
proliferous reproduction is common in certain animal species.
bol üreme, bazı hayvan türlerinde yaygındır.
scientists study proliferous cells for medical advancements.
bilim insanları tıbbi gelişmeler için bolluklu hücreleri inceliyor.
the proliferous nature of the internet has changed communication.
internetin bolluklu doğası iletişimi değiştirdi.
proliferous ideas often emerge in brainstorming sessions.
bol fikirler genellikle beyin fırtınası seanslarında ortaya çıkar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir