propel

[ABD]/prəˈpel/
[İngiltere]/prəˈpel/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

vt. ileriye sürmek; teşvik etmek; motive etmek.
Kelime Biçimleri
Past Participlepropelled
Present Participlepropelling
Past Tensepropelled
Third Person Singularpropels
Pluralpropels

İfadeler ve Kalıplar

propel forward

ileri sürmek

propel a boat

bir tekneyi sürmek

propel a rocket

bir roketi sürmek

propel growth

büyüme sağlamak

propel innovation

yeniliği teşvik etmek

Örnek Cümleler

Paddles are used especially to propel canoes and kayaks.

Kürekler özellikle kano ve kayakları hareket ettirmek için kullanılır.

a short light oar used without an oarlock to propel a canoe or small boat.

Kürekleri olmayan veya küçük bir tekneyi veya kano yu hareket ettirmek için kullanılan kısa, hafif bir kürek.

The German aerialist submerges his half-naked body in a bathtub filled with water then propels himself up a rope to fly, twist and spurt water.

Alman trapez sanatçısı, yarı çıplak vücudunu suyla dolu bir küvete daldırıyor, sonra kendini bir halatla yukarı iterek uçuyor, dönüyor ve su püskürtüyor.

The engine helps propel the car forward.

Motor, arabayı ileri doğru itmeye yardımcı olur.

She used a paddle to propel the canoe through the water.

O, kano'yu su boyunca hareket ettirmek için bir kürek kullandı.

The strong wind helped to propel the sailboat across the lake.

Şiddetli rüzgar, yelkenli tekneyi göl boyunca hareket ettirmeye yardımcı oldu.

The rocket engines are designed to propel the spacecraft into orbit.

Roket motorları, uzay aracını yörüngeye oturtmak için tasarlanmıştır.

The swimmer's powerful strokes propel him through the water.

Yüzücünün güçlü vuruşları onu suda hareket ettirir.

The fans' cheers propel the team to victory.

Taraftarların tezahüratları takımı zafere ulaştırır.

Innovation can propel a company to success.

Yenilik, bir şirketi başarıya ulaştırabilir.

Hard work and dedication can propel you towards your goals.

Çalışkanlık ve özveri sizi hedeflerinize doğru ilerletebilir.

Positive feedback can propel someone's confidence.

Olumlu geri bildirim, birinin özgüvenini artırabilir.

Education is a powerful tool to propel social change.

Eğitim, sosyal değişimi harekete geçirmek için güçlü bir araçtır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir