reflects on
yansıtır
reflects values
değerleri yansıtır
reflects light
ışığı yansıtır
reflects change
değişimi yansıtır
reflects growth
büyümeyi yansıtır
reflects culture
kültürü yansıtır
reflects ideas
fikirleri yansıtır
reflects reality
gerçeği yansıtır
reflects trends
trendleri yansıtır
reflects identity
kimliği yansıtır
the painting reflects the artist's emotions.
Tablo, sanatçının duygularını yansıtır.
his actions reflect his true character.
Onun davranışları, gerçek karakterini yansıtır.
the data reflects the current market trends.
Veri, mevcut piyasa trendlerini yansıtır.
this report reflects our team's hard work.
Bu rapor, ekibimizin yoğun çalışmasını yansıtır.
the mirror reflects everything in the room.
Ayna, odadaki her şeyi yansıtır.
her smile reflects her happiness.
Onun gülüşü, mutluluğunu yansıtır.
the results reflect the effectiveness of the program.
Sonuçlar, programın etkinliğini yansıtır.
his speech reflects his deep understanding of the topic.
Onun konuşması, konuya ilişkin derin anlayışını yansıtır.
the film reflects social issues in our society.
Film, toplumumuzdaki sosyal sorunları yansıtır.
the weather often reflects the changing seasons.
Hava durumu genellikle değişen mevsimleri yansıtır.
reflects on
yansıtır
reflects values
değerleri yansıtır
reflects light
ışığı yansıtır
reflects change
değişimi yansıtır
reflects growth
büyümeyi yansıtır
reflects culture
kültürü yansıtır
reflects ideas
fikirleri yansıtır
reflects reality
gerçeği yansıtır
reflects trends
trendleri yansıtır
reflects identity
kimliği yansıtır
the painting reflects the artist's emotions.
Tablo, sanatçının duygularını yansıtır.
his actions reflect his true character.
Onun davranışları, gerçek karakterini yansıtır.
the data reflects the current market trends.
Veri, mevcut piyasa trendlerini yansıtır.
this report reflects our team's hard work.
Bu rapor, ekibimizin yoğun çalışmasını yansıtır.
the mirror reflects everything in the room.
Ayna, odadaki her şeyi yansıtır.
her smile reflects her happiness.
Onun gülüşü, mutluluğunu yansıtır.
the results reflect the effectiveness of the program.
Sonuçlar, programın etkinliğini yansıtır.
his speech reflects his deep understanding of the topic.
Onun konuşması, konuya ilişkin derin anlayışını yansıtır.
the film reflects social issues in our society.
Film, toplumumuzdaki sosyal sorunları yansıtır.
the weather often reflects the changing seasons.
Hava durumu genellikle değişen mevsimleri yansıtır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir